Ahmet Nesin's Blog

Ocak 2, 2012

TÜRBANLI GÜZEL NASIL 2. SEÇİLDİ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 10:00 am

TÜRBANLI GÜZEL NASIL 2. SEÇİLDİ!..

 

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer…” deriz ya ben de yılbaşı gecesi misafirlikte olduğumdan televizyonda “Umduğumu değil bulduğumu seyrettim. Gecenin bir yarısından sonra 1-2 kanaldaki nostalji müzik dışında bişey olmadığından arkadaşlar zaplıyorlardı. Ben bu zaplamayı zıplamaya benzetiyorum esasında, devamlı aşağı yukarı zıplıyorsun. Aşağı zıplanır mı demeyin, her zıplayışta aşağı düşeceğinizden o da zıplamanın içinde bişey sonuçta…

Neyse zaplarken, zıplarken 2011 yılının en iyi giyinen yada kıyafeti üstünde en iyi taşıyan kızların programına geldik. Meğer arkadaşlar 1 gün önceki programı kaçırmışlar ve 1.’yi bilmiyorlarmış. Birisi seyretmiş ama sanırım uykusu geldiğinden sonucu bilmiyor.

Bu tip yarışmalarda hep gördüğümüz gibi jüri üyelerinin istediklerinde nasıl küstahlaştıklarını, kendilerini nasıl dünyanın 1 numaralı uzmanı olarak gördüklerini ve kusura bakmasınlar ama aptallaştıklarına tanık oldum.

Hemen hemen hiçbir yarışmacının ayakkabısı gözükmüyor, kumaş bol kullanıdığından hepimizin “Ne kadar zarif yürüyorlar…” dediğimiz kızlar esasında kendi kuyruklarına basıp düşmemek için anormal bir çaba sarfediyorlar ve o zarafet komikliğe dönüşüyor… Doğal olarak jürinin isteği üzerine mankenler durduklarında etek uçlarını kaldırıp ayakkabı şeklini ve rengini gösteriyor. Jürilik bu kolay değil, madem oradasın eleştireceksin, hemen başlıyor biri: “Ay vali ne diiiiiiim, o ayakkabı hiç gitmemiş bu kıyafete!..” “Lennnn” diyorum kendi kendime “Ayakkabı gözükmüyor ki, bu kız bir davete gitse ayaklarını masaya mı uzatacak ki görünsün ayakkabıları…” Jüri beni duymuş olmalı ki bir sonraki yarışmacı eteğini sıyırıp ayakkabılarını gösterdiğinde “Boşver canım, ayakkabıların gözükmüyor nasıl olsa…” diye kendisini yalanlayan bir tümceyle kızı şaşırtıyor.

Sonra başka bir kız çıkıyor ve en tombik jüri alıyor sazı eline: “3 aydır yoktum ya, ben seni anımsamıyorum ama şimdi ilk çıktığın günden çok daha iyi yürüyorsun…” Leynnnn hani anımsamıyordun, illa da konuşmak yada saçmalamak zorunda mısın?..

Neyse, birbirinden güzel kızlar boylarından 2 kat uzun elbiselerle çıkarken bir de ne göreyim, harika makyaj içinde sadece ellerinin gözüktüğü bir elbiseyle türbanlı bir kız çıktı. Elbisenin güzel olduğunu anlamak olası değil çünkü kızın hiçbiyeri gözükmesin diye kızı kumaşla paket etmişler. Ne bir kesim var ne bir oyuk, içişleri bakanımız sevmese de sanki bir ressam tuvali tek renge boyamış, biz de beğenip yorum yapacağız. Anlayacağınız tek renkte ton farkı bile yok, üstüne sinek bile kondurmamışlar.

Sıra ilk üçü açıklamaya geldi ve ben bu işlerden çok ama çok iyi anladığımdan “Türbanlı kız ikinci olacak…” diye yumurtlayıverdim. Eteği pardon lafı uzatmayayım gerçekten türbanlı kız ikinci oldu.

İleri demokrasinin yada kimsenin anlayamadığı ılımlı İslam’ın gereği bu olsa gerek. İnsanları birbirleriyle kaynaştırmak. Daha doğrusu türbanlıları, kafasını ve bedeninin her yanını kapatan insanları her alanda içimize sokarak Türkiye’nin demokrasi alanında ne kadar ilerlediğini göstermek. Oysa bu kızın bu yarışmada olması hem kendisine haksızlık hem de diğer yarışmacılara.

Neden kendisine haksızlık çünkü kendi inançlarına göre kapanan bir insan kendisini başka insanlara daha doğrusu erkeklere beğendirmek için böyle makyaj yapamaz, bütün dini kıyafetinin arasında salına salına, kalçasını bir sağa bir sola oynata oynata yürüyemez, her yanın kapalı bile olsa vücudunun bütün kıvrımlarını sergileyemezsin, insanı kırbaç manyağı ederler de ya ölürsün yada mazoşist olur çıkarsın… Böyle bir yarışmaya girmemeli mi bu kız, girmeli ama kendisi gibi kumaşa paketlenmiş diğer arkadaşlarıyla beraber girmeli, kendi aralarındaki farkı görerek kıyaslanmalı 1. Mi 2. Mi olacağı.

Diğer yarışmacılara neden haksızlık, en önemlisi o kızın o yarışmaya bilerek sokulduğu kesin ve son yılların siyasetine uygun olarak da dereceye gireceği kesin. O zaman dereceye girme olasılığı olan bir kişinin hakkını direkt olarak çalmış oluyorsun.

Kendinizi jüri olarak düşünün ve bir bikini yada mayo yarışmasındasınız, birden karşınıza tesettür mayolu, neredeyse heryanı kapalı biri çıktı ve ona oy vereceksiniz. Hadi verin bakalım, kimi kandıracaksınız demokrasi adına, çağcıllık adına, kendinizi mi, bizi mi, katılan o kızı mı yoksa diğer katılanları mı? Demokrasi böyle bişey değil ama bizde gericiliği ilericilikle bütünleştirerek demokratlaşacağımızı sananlar var hem de kendilerini demokrat sanarak.

 

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: