Ahmet Nesin's Blog

Ocak 9, 2012

SEN DE BENİM GİBİ SOYUNACAKSIN TÜRBANLI!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:22 am

SEN DE BENİM GİBİ SOYUNACAKSIN TÜRBANLI!..

5. Adana TÜYAP Kitap Fuarı’na gideceğim, havaalanındayım. Biletimi almak için kuyruktayım, arkama 15-20 türbanlı geldi. Belli ki grup halinde gelmişler yada biyere gidiyorlar. Konuşmalarından anladığım kadarıyla girişte bir sorun yaşamışlar.

Biletimi aldım, bavulumu verdim ve cigaramı içmeye dışarı çıktım. Esasında bu olay beni deli ediyor çünkü ikinci kez kontrolden geçmem gerekiyor. Neden yurt dışında böyle değil ve sadece tek kontrolden geçilir diye düşünmüşümdür. Bizde 2 kez kontrolden geçiliyor. Oysa Paris’te havaalanına girer ve bavulunuzu verir, biletinizi alırsınız. Bavulu yer hostesi alır, polis yada güvenlik değil. Bavul sizden habersiz gider ve elektronik kontrolden geçer. Ancak uçağa giderken aranırsınız, ondan önce isterseniz 5 kez bile çıkıp girebilirsiniz aranıp taranmadan.

Bu bölümü uzun anlatma nedenim başka. Cigaramı bitirip tam tekrar gireceğim ki 60-70 türbanlı daha geldi. Doğal olarak tekrar aranma sırasına girdim, onlar da girdiler ve ben başladım montumu, ceketimi çıkarmaya. Hep beraber soyunuyoruz, hayır hep beraber soyunmuyoruz, türbansızlar soyunuyor, türbanlılar sadece çantalarını bırakıp geçiyorlar.

O zaman ilk gördüğüm türbanlıların neye sinirlendiğini anladım, güvenlikçiler büyük bir olasılıkla üstlerindekini çıkarmasını istedi ve tartıştılar. Tam bunu düşünürken benim önümde de bir tartışma başladı. Güvenlikçi kız birinin üstünü çıkarmasını istiyor, o da çıkarmak istemiyor.

İkisinin arasındaki tartışmada türbanlı haksız çünkü güvenlikçi kız iyi niyetli, hepsine aynı şeyi söylemiyor, geçerken öten türbanlıya söylüyor. Ben de geçtim ve askılarımdan dolayı öttüğümden aranmaya başladım. Aranırken güvenliğe “Neden onların üstlerini soyunmuyorlar?” dedim, dememle çocuğun suratı sahnede limon görmüş ses sanatçısı gibi ekşidi, soyunmak sözcüğü hoşuna gitmedi. “Gerekçesi olanlar soyunmayabilirler, böyle bir hakları var…” dedi. O zaman ne yaptıklarını sorduğumda da “Özel odaya götürüyoruz…” dedi. “Neden götürmüyorsunuz o zaman?” dedim. Hiç de sevimli olmayan bir ifadeyle “Götürürüz, götürürüz…” dedi. Bu arada ters bakışlar almaya başladım ve sesli sesli söylenerek gittim.

Sonrası ne oldu bilmiyorum, gittim ve uçağıma bindim. Biz orada neden soyunuyoruz, sanırım ceket yada paltomuzun içine bişey saklayabilme olasılığımızdan dolayı. Makineden geçen ceket aynı bavulumuz gibi fotoğraflanarak geçiyor. Oysa güvenliğin elindeki alet sadece metal şeylere ses çıkarıyor, ufak bir asit şişesine ses çıkartmıyor. Yani din adına giydiği o pardösüyle kesici alet dışında her şeyi geçirebilirler.

Bu ülkede 10 yıldır türban tartışılıyor ve ben üniversitelerde serbest olmasına karşı çıkanlardanım, bunu zaten bilmeyen kalmadı. Destekleyenler neden destekledi, kendilerine göre demokrasi adına, eşitlik adına desteklediler. Ben karşı çıkarken bişey daha söyledim, kapanma Kur’an’ın bir emridir, erkekler emrettiği için özgürlük değildir ve doğal olarak da şeriat yasasıdır, bunun birine izin verirseniz arkası gelir ve siz de ne olduğunuzu anlayamazsınız.

Şimdi türbanlıların havaalanında veya benzer yerlerde, yani aranması gereken yerlerde soyunmama hakkı eşitlik midir yoksa imtiyazlı bir sınıf gibi eşitliği bozmak mıdır? Ben, eşim, annem, karım yada sevgilim en minimuma kadar soyunurken onun soyunmama ve bu yüzden beni bindiğim aynı uçakta endişeye düşürme, korkutma hakkı var mı? Neyse ki aynı uçakta değildik de 100’e yakın türbanlının hangisinde uçağı patlatacak bişey var mı yok mu diye sağıma soluma bakarak gelmedim Adana’ya.

Adana’ya indiğimde hâlâ aklım o güvenlikçi kızdaydı çünkü böyle bir olaydan dolayı şikayet edilirse işinden kovulabilir. Umarım böyle bişey olmamıştır.

   

 

Reklamlar

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: