Ahmet Nesin's Blog

Ocak 11, 2012

DİYANET – UMRE VE SUUDİ ARABİSTAN ÇELİŞKİSİ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:14 am

DİYANET – UMRE VE SUUDİ ARABİSTAN ÇELİŞKİSİ!..

Demokrasi tartışmasını sadece din üzerinden yapıyoruz çünkü dini konuları ön plana alan ve bütün siyasetini din üzerinden yapan bir hükümet var. Önceki gün yazdığım “Sen de Benim Gibi Soyunacaksın Türbanlı!..” başlıklı yazıma çok değişik tepkiler geldi. Bugüne kadar bana eleştiri gönderenlere çoğunlukla yanıt vermedim ama ilk kez bu yazımdan dolayı eleştirenlere 1-2 tümce söylemek isterim.

Birincisi ben arama sırasında arananların türbanını çıkarmasını söylemiyorum, pardösülerinden bahsediyorum. Bana türban diye yanıt verenler ya okuduklarını anlamıyor yada burada da türbanı ortaya atıp kendilerini çok zeki sanıyorlar. İkincisi ben bu yazıda din düşmanlığı yapmıyorum, bu aramada gömlekle kalıncaya kadar soyunmam elzemse –ki elzem, her yerde aynı şey- o zaman o kişi de gömlek yada kazakla kalacak.

Bana Haber 7’den bir yazı göndermişler, trafik polisi türbanlı birini durdurmuş ve üflemesini istiyor. Türbanlı da inat etmiş “Ben türbanlıyım, içmem ve üflemem…” diye. Kim veriyor ona bu hakkı, ya içkiyi seven birisi ve trafikten kurtulmak için direksiyona geçince türban takıyorsa. Trafikte 2-3 kişiyi ezdikten sonra mı özrü dilenir böyle bişeyin.

Dedim ya herşeyi din üzerinden tartışıyoruz diye, şimdi bir de ilkokul 5’i bitiren çocukların Umre işi çıktı. Diyanet İşleri düzenliyor bu işi.  Ordu’nun Perşembe ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 5 Ocak günü tüm ilköğretim ve ortaöğretim müdürlüklerine “Umre” konulu bir genelge gönderiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir “umre programı” düzenlediği belirtilen genelgede İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü R. Olcay Çanak imzasıyla “Bilgilerinizi ve ‘özel umre turu’ ile ilgili yazının ve programın öğretmen, öğrenci ve velilere ivedilikle duyurulmasını, katılmak isteyen öğretmen, öğrenci ve velilerin isimlerinin 09/01/2012 pazartesi günü saat 12.’ye kadar müdürlüğümüze bildirilmesini rica ederim” deniliyor.. Diyanet İşleri Başkanlığı ise Valiliğe gönderdiği kağıtta, umre gezisinin gerekçesini “Öğrencilerin bilgi, görgü ve tecrübelerinin artırılmasına ve pekiştirilmesine katkıda bulunmak, mukaddes belgelerde bulunan ve İslam tarihi açısından önem arz eden mekanların da ziyaret edilmesini sağlamak” diye açıklıyor.

Buyurun buradan yakın, 11 yaşından itibaren çocuklar umre’ye çağrılıyor, kim tarafından, devlet, laik olduğu söylenen devlet tarafından, laik olmadığını ama laik bir devleti yönetmekten rahatsız olmadığını söyleyen başbakan tarafından. Şimdi birileri çıkıp yine laisizmi yanlış anladığımızı, cahil neyim olduğumuzu yazıp durur.

Gelelim umre’ye gitme şartlarına:

–          Umre, hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihram ile yapılan, tavaf ve sa’y yapmak ve saç kazımak veya kesmektir. Umrenin farzı ikidir. İhram ve tavaf. İhram umrenin şartı, tavaf ise rüknüdür. Sa’y ve tıraş olmak ise vaciptir. Umre, ömürde bir defa, Hanefi ve Maliki’de sünnet, Şafii ve Hanbeli’de farzdır.

–          Telbiye, tekbir, tehlil salevat-ı şerife okunarak Harem-i şerife girilir. Niyet edilip umre tavafı yapılır.  Tavaf esnasında iztibâ ve ilk üç şavtta remel de yapılır. Tavaf namazından sonra Mes’aya gidilerek umrenin sa’yi yapılır. Tıraş olunup ihramdan çıkılır. Böylece umre tamamlanmış olur. Umrede Arafat, Minâ, Müzdelife’deki menâsik, kudum ve veda tavafı yoktur.

Anlayacağınız gibi yukarıda yazılanlardan 11 yaşındaki çocuk hiçbişey anlamaz. Anlıyorsa dini ciddi bir şekilde öğrenmiş yada hatmeştir ki bu da normal okulda okuyan bir çocuk için olanaksıza yakındır. Yukarıda yazdıklarımı sözlüğe bakarsam ben anlayabilirim ama bir iddiaya varım ki kendine Müslüman diyen 10 kişiye sorsam 3’ü belki bilir, o bile iyimser bir sayı.

Şimdi gelelim esas konuya, hadi istedim, ben çocuğumu umreye götüreyim, dediğinde bunu gerçekleştiremiyorsun. Hazır olun, size ilginç bir not düşeceğim: “Çocukları ile beraber gidecek Aileler için çocukların kayıtlı bulunduğu anne yada baba pasaportunda çocukların fotoğraflarının mühürlü olması, Bir çocuk (bay-bayan) 18 yaşından küçük ise Anne ve Babası (her ikisi) yanında olmadan umreye gitmesine Suudi makamları tarafından izin verilmemektedir. Yabancı Pasaportu olup (T.C. vatandaşı olmayan) umreye gitmek isteyenlerin Türkiye’de oturumu olması gerekmektedir.

Yanlış okumadınız, Suudi Arabistan anne ve babası olmadan 18 yaşından küçüklerin umreye gitmesine izin vermiyor. Oysa ne ilginç değil mi, hac’ca gitmek için bluğ çağı yetiyor ki bu kızlarda 9-12 yaş, erkeklerdeyse 12-15 olarak belirleniyor. Peki Diyanet işleri bu çocukları o yaşta nasıl götürecek umreye, nasıl bir mantık kullanacak.

Sadece çocuklar mı, diyelim ki bir kadın öğretmen götürmek istiyor, ya kocasını yanına alacak yada bir akrabasını. Akraba derken öyle “Bu akrabam” dediği kişiyle değil vukuatlı nüfus kağıdı örneğinde akrabası olduğu belli onan birisiyle. Eskiden kandırılıyormuş konsolosluk, bunun üzerine karar almış ve vukuatlı örnek istiyor. Bu dediğim 45 yaşın altındaki kadınlar için geçerli, 45 yaşındaki kadın tek başına gidemiyor umreye.

Ne hale geldik değil mi ileri demokratik ülkede. 11 yaşındaki çocukların umreye nasıl gideceğini yada neden götürüleceğini tartışıyoruz. Yarına da THY’nda dinlenen Kur’an’ı yazacağım. Türkiye demokratlaşıyormuş…

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: