Ahmet Nesin's Blog

Ocak 12, 2012

THY’DE KUR’AN-I KERİM KARMAŞASI!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:55 am

THY’DE KUR’AN-I KERİM KARMAŞASI!..

Sanırım uçak hikayem bitmiyor, ilk uçuşumu anımsamıyorum, annem ve babamla Ankara’ya gitmişiz. Yıllar sonra 12 Mart 1971 darbesiyle beraber uçmaya başladım. Okulda gördüğüm faşist baskılardan sonra 14 yaşımda İngiltere’ye okumaya gittim ve yıllarca gidip gelmelerimle sık sık uçmaya başladım. Yıllardır Paris’te yaşadığımdan dolayı, fuarları ve başka söyleşileri yada eylemleri sayarsam yılda 20-30 kez uçuyorum.

Geçen yıl yine TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı’na gideceğim, gece bindim uçağa. Yanımda çarşaflı bir kadınla kocası var. Uçak havalandı ve biraz sonra servis başladı, ben de rakımı söyledim. Rakıyla su birleşir birleşmez, yani bardağım beyazlaşınca adam ayağa fırladı ve “Beni kaldırın buradan, bunun kokusuna tahammül edemem, hemen kusarım…” diye bağırmaya başladı. Neyse ki boş yer varmış, hostes geldi ve adamla çarşaflı karısını kaldırdı yanımdan. Uçakta boş yer olmasaydı neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

Önceki gün tam da 3 gündür yazdıklarımla ilgili bir haber okudum. THY yeni aldığı uçakta müzik, film ve TV programları sistemine bir de Kur’an-ı Kerim’in arapça ve türkçe mealini yüklemiş. Yani uçarken istediğiniz an kulaklığınızı takıp Kur’an’ı dinleyebilirsiniz!.. Nasıl bir sistem bilmiyorum ama Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı kayıt ve istediğiniz sureyi dinleyebiliyorsunuz.

Türbanlı bir kızı, müthiş bir makyajla ve dapdaracık elbiseyle, manken yürüyüşüyle kıvırta kıvırta yürüterek Türkiye’nin en iyi giyinen 2 Kraliçesi seçiyorsanız, 11 yaşındaki çocukları umreye götürüyorsanız ve bunu Milli Eğitim Müdürlüklerine bildirmişseniz, havaalanında üstünüzün aranması için gerektiği kadar soyunmuyorsanız ve türban size bir ayrıcalık veriyorsa, trafik polisine alkol içip içmediğiniz konusunda üfletmiyorsanz, gayet doğaldır ki uçakta da Kur’an-ı Kerim dinletirsiniz. Hatta bence Türkçe mealine hiç gerek yoktu, büyük olasılıkla bilmedikleri ve anlamadıkları arapçasını tercih ederdi bizimkiler.

İster benimle empati yapın, ister Kur’an’ı dinlemek isteyenle, bu sizin inisiyatifinize kalmış bişey ama yukarıda yazdığım Diyarbakır uçuşumu Amerika’ya yaptığımı düşünün, yani 10-12 saat uçacağım ve canım içmek istedi, tam ben içkimi yudumlarken yanımdaki adam yada kadın Kur’an dinlemeye başladı. Benim için sorun yok, ateistler için Kur’an yada ezan esnasında içki içilmez diye bir kural yok. Hıristiyanlar için de yok, yanınızdaki yabancı da olabilir. Yada kendisine göre medeni ve large giyinmiş bir genç kız da olabilir. Bence kıyamet kopar. Kur’an’ı dinleyen kişi kendi inancı gereği yanındakini ya içmemesi yada örtünmesi konusunda uyarmak zorunda.

Şimdi ben ileri demokrasi adına yada eşitlik adına o insana yani isteklerine uymak zorunda mıyım? İnanmadığım bişey adına bunu neden yapmak zorundayım yada o tavizi neden ben vereceğim de o vermeyecek? Benim o insana “Aman efendim ne demek ben rahatsız olmam, içkimi de içerim, örtünmem de, siz sabaha kadar Kur’an dinleyin…” dersem ne olur acaba?

En iyisi ben empati kurayım, kimle mi, gayet tabii ki “Üniversitelerde türbana evet” diyenlerle. Mesela böyle bir uzun yolculukta Ahmet Altan, Hasan Cemal, Murat Belge, Ufuk Uras, Cengiz Çandar ve Oral Çalışlar olsun, hepsinin yanına böyle biri düşsün. Ne yaparlar acaba, hepsi de benden daha demokrat, daha sosyalist, daha ateistler ya, gerçekten ne yaparlar. Bu öyle bir durum ki Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alıp Fetullah Gülen’e kafa tutamazlar yada tersini yapamazlar. Taviz verirler mi dersiniz. Bence değişik bir yol izlerler, THY yerine PAN – AM’la uçarlar, daha mı pahalı, onu da koyver gitsin…Demokratlık parayla mı ölçülür sanki!.. Peahhhhhhhhhhhh….

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: