Ahmet Nesin's Blog

Şubat 13, 2012

KAÇ KİŞİNİN ÖLÜM EMRİNİ VERDİN ERDOĞAN!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:50 am

KAÇ KİŞİNİN ÖLÜM EMRİNİ VERDİN ERDOĞAN!..

 

Milli İstihbarat’ın terör örgütü içine sızmalarına baktığınızda, sızmanın suç işlemeden yapılma imkanı yok. Oraya girdiğiniz zaman o faaliyetlerin içinde olduğunuz zaman karşıdakilerin güvenini kazanmak için de bazı şeyler yapması gerekir ama burada önemli olan şu, bu yaptığı şeylerin ülkenin aleyhine sonuçlar doğurmaması. Askerimize, polisimize kurşun sıkılmaması, canlı bomba eylemlerinin yapılmaması… Bunlar zaten yok, olması da mümkün değil, düşünülemez de zaten.

Bu sözler Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a ait. Kanal 7’de yapılan Başkent Kulisi programında döktürmüş Bozdağ. Bundan önceki yazımda da yazdığım gibi tam 12 Eylül faşist darbesi öncesi Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığının aynısı, darbe yapmak yada kendilerine göre örgütü çökertmek için eylem yapmak, insan öldürtmek, 12 Eylül davası bu yüzden açılmadı mı? Bu açıklamanın 12 Eylül dönemi için kitap yazan emekli Orgeneral Bedrettin Demirel’in açıklamasından hiçbir farkı yok.

Bu açıklama hükümetin cinayet işlettiğine dair bir açıklamadır, asker ve polis dışında yapılan eylemlerin hükümet tarafından ciddiye alınmaması demektir ki bu da insan yaşamının hiçe sayıldığının kanıtıdır.

Bekir Bozdağ madem bir açıklama yaptı bari tam yapsaydı. Mit elemanları PKK’ye girmeden önce mi eylem yapmışlardır. Yani şöyle bişey olmuş olabilir mi, kimi eylemler var ki olduğunda herkes “PKK yaptı” diyor ama PKK bu olayı üstlenmiyor yada reddediyor. MİT elemanları böyle eylemler yapıp mı PKK’ye gitmiştir ve “Biz Kürt hareketine inandık ve bugüne kadar şu kadar insan öldürdük, yer ve otobüs bombaladık. Bizi örgütünüze alır mısınız?” demiştir.

Bırakın PKK gibi artık tam profesyonel bir örgütü, en basit bir ufak örgüt bile bunu yemez. Mantık olarak böyle olamayacağına göre kimi MİT elemanları bu tür eylemleri PKK’ye girdikten sonra yapmıştır. Kışkırtıcı olması gerektiğine göre de bu eylemleri planlayanın da, yapanın da bu kişiler olması yani Bozdağ’in demesiyle “ülkenin aleyhine sonuçlar doğurmaması” gereken eylemler olması gerekiyor.

Bozdağ söyleşinin devamında “Bu çok tehlikeli bir görev. Deşifre olduğu zaman hayatıyla ödemesi gereken bir bedel var ortada. Bu görevi yapanlar, büyük bir fedakarlık gösteriyorlar ülkeleri, vatanları, insanları için…” diyor. Bu nasıl bir fedakarlık ki sivillerin ölümü sizi hükümet olarak hiç mi hiç ilgilendirmiyor, Kürtlerin ölümü ilgilendirmiyor, daha da açık bir şekilde insanın ölümü ilgilendirmiyor.

Bizler Türkiye’de “Sivil darbe” oluyor dediğimizde kimileri çok kızıyordu. O kimileri belki bu açıklamalardan ve son 1 haftadır yaşadıklarımızdan sonra oturup iyice düşünmeye başlar ve nelere alet olduklarını görürler.

Farkında mısınız bilmiyorum ama Taraf Gazetesi son günlerde ciddi bir dönüş yaparak işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Ben şimdi gerçekten merak ediyorum, hemen hemen her şeyi bildiğini sanan Taraf Gazetesi yazarımsıları Emre Uslu, Yıldıray Oğur, Mehmet Baransu ve bir zamanlar Rasim Ozan Kütahyalı’nın bu bilgiden haberi var mıydı? Neredeyse bütün dosyaları ve olacakları önceden bildiklerine göre bence bunu da biliyorlardı. Peki bu bildiklerini gelmiş geçmiş en demokrat gazeteci Ahmet Altan’a anlattılar mı? Bence anlatmamaları olanaksıza yakın. Peki Ahmet Altan bunları biliyorsa nasıl bu kadar demokratik (!!!) yazılar yazdı bilhassa Kürt açılımında. Son dönemlerde bunlardan vazgeçmesi bu olayların ifşa edileceğini de öğrenmiş olmasından kaynaklanıyor ve bu kadar yükü taşıyamayacağını anlamış olmasından olabilir mi?

Bekir Bozdağ’ın bu açıklamaları nasıl yankı bulacak bilmiyorum ama bence bu yüce divanlık bir olay. Sadece Bozdağ için değil, Erdoğan başta olmak üzere bütün hükümet için. Gerçekten merak ediyorum, Erdoğan kaç eylem için evet dedi, kaç eylemde kaç kişinin ölmesine sessiz kaldı.

 

 

 

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: