Ahmet Nesin's Blog

Mayıs 4, 2012

ZEKA KÜPÜSÜNÜZ NAZLI ILICAK VE ORAL ÇALIŞLAR!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 11:47 am

ZEKA KÜPÜSÜNÜZ NAZLI ILICAK VE ORAL ÇALIŞLAR!..

 

Dönem öyle bir dönem ki kimin kiminle aynı saflarda yer alacağını kestirmek gerçekten çok zor. Halil Berktay 1 Mayıs 1977 katliamıyla ilgili ortaya bişey attı anlayabilene aşk olsun. Onun böyle bişey söylemesi beni çok şaşırtmıyor, ayrılanlar alınmasın ama sanırım Aydınlık grubunun bir kısmı askeri darbeci, bir kısmı da sivil darbeci oldular. O grubun yıllardır yaptıkları belgeleriyle ortada duruyor.

Halil Berktay’dan sonra Oral Çalışlar da 1 Mayıs 77’yle ilgili bişeyler karalamış. O da bugünkü yazısında “Gerginliğin tırmanmasında bu açıdan bizim de sorumluluğumuz vardı. Ancak olayların çatışmaya ve provokasyona doğru gittiğini fark edince, mitinge grup olarak katılmaktan vazgeçtik ve bu kararımızı ilan ettik, yani alana girme konusunda taraf olmadık.” diyor.

Haklısın Oral Çalışlar, son dakikaya kadar gerekli provokasyonu yaptınız, oligrşinin istediğini yerine getirdiniz ama sonradan aynı bugün AKP’nin, dincilerin, Muhsin Yazıcıoğlu ekibinin yaptığı gibi, işin içinden sıyrılmak için “Ama biz olayların içinde yoktuk…” diyebiliyorsunuz.

Sadece 3 kişinin kurşunla 1 kişinin de panzer altında kalarak ölmesi sizin derin devleti kurtarmanıza yetiyor sanırım. Çünkü size göre polis ateş açsaydı yüzlerce, binlerce insan ölürdü!.. Sen ve senin gibiler sayı saymasını da bilmiyorsunuz sanırım, derin devlet o kadar insan öldürebilir mi, bunun hiç hesabını yapmadınız mı?

Sen o dönemlerde Aydınlık Gazetesi’nin sorumlusuyken hergün 5 devrimcinin fotoğrafını, adresini, örgütünü ve krokisini verebilir miydin Çalışlar? Senin de bir sınırın vardı, bu sınırı sana çizmişlerdi, kim olduklarını ben bilemem, bilmek de zorunda değilim ama yaptığın yayınla sadece bikaç kişinin yaşamına mal oldun. Az kişinin canına mal oldun diye sen şimdi az hata mı yapmış oluyorsun, az derin devletin mi maşası oluyorsun, yoksa derin devletin az maşası mı oluyorsun?

Sabahtan akşama kadar orada alanı fotoğraflayan ve film çeken arkadaşımız yazar-mimar Metin Göktürk olay anında polis görmediğini defalarca anlattı…” demişsin yazının devamında.

Komiksin Oral Çalışlar, gerçekten komik, yıllarca İlhan Selçuk’la çalıştın, Hasan Cemal’le çalıştın, onlar 9 Mart darbesini planlarlarken polis görmüşler mi işin içinde. Bak sana babamın bir anısını anlatayım. Bilirsin Aziz Nesin darbelerin her türlüsüne karşıydı. İlhan Selçuk eve davet ediyor Aziz Nesin’i, O’da karşı görüşlerini söylemek için gidiyor. İlhan Selçuk salonda mikrofon olduğunu, dinlendiklerini tahmin ediyor, o yüzden herkesi yatak odasına çağırıyor.  Gerisini Aziz Nesin’den dinleyelim istersen, “İlhan şüpheleniyordu dinlenildiğinden, o yüzden ben, İlhan ve Mahir Kaynak yatak odasına geçtik.” Bak gördün mü Oral Çalışlar, ortada görünen polis var mı, yok sadece mahir kaynaklardan alınan bilgiler var.

Sen gideydin 1 Mayıs alanına fotoğraf ve film çekmeye, belki yılların devrimcisi olarak bikaç sivil görür ve tanırdın. Uyarırdın oradaki insanları, belki o koca katliamı önlerdin Çalışlar.

Ne garip değil mi, hâlâ devrimciyim yada sosyalistim diyorsun ve Nazlı Ilıcak’la, Zaman, Yeni Şafak ve Yeni Akit Gazetesi’yle, Recep Tayyip Erdoğan’la, Bülent Arınç’la, Mehmet Ağar’la, Muhsin Yazıcıoğlu’yla, Devlet Bahçeli’yle, Süleyman Demirel’le, daha sayamayacağım ama senin de çok iyi bildiğin isimlerle aynı tümceleri kullanıyorsun. “Derin Devlet cinayet işlemez…” O zaman Ergenekon’a neden saldırıyorsun bir de bunu anlayabilsem.

Bak Sabah Gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak ne demiş bugünkü yazısında: “1970’lerin DİSK’i sınıf kavgasından yanaydı.” Ben işte buna zeka derim, Nazlı Ilıcak gibi bir deha harcanıyor derim. Oysa işçi konfederasyonu dediğin Türk-İş gibi olmalı, 12 Eylül darbesi olunca işçisini bir kalemde satıp genel sekreteri Sadık Şide’yi darbe hükümetine bakan olarak vermeli ve işçi sınıfını savunan DİSK yöneticilerini idamla yargılamalı ki idam kararı çıktığında bakan olarak kalemini kırabilsin.

Zaten Kemal Türkler’i de kim öldürttü anımsamıyorsundur. Ülkücü olduğunu unutmuşsundur, hatta ölümünden sonra ağıt yaktığın Muhsin Yazıcıoğlu’nun da eski bir ülkücü şef olduğunu unutmuşsundur sen. Ben hâlâ yazılarımı itin götünden yazıyorum, belki karşılaşırız diye, iğrendirdiniz çünkü artık…

 

Reklamlar

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: