Ahmet Nesin's Blog

Haziran 18, 2012

MAHSÜL’ÜN ESAS ADI MAL’DIR ŞAMİL TAYYAR?..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:18 am

MAHSÜL’ÜN ESAS ADI MAL’DIR ŞAMİL TAYYAR?..

Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar Aziz Nesin’e kafayı takmış 2 gündür, O’nun eski MİT’çi olup olmadığını sorguluyor. MİT’in eski adı da “MAH” olduğundan “Acaba Aziz Nesin, derin devletin MAHsülü olabilir mi?” diye kendisine göre ince bir espri yapmaya çalışmış.

Şamil Tayyar olayı Kemal Bayram Çukurkavaklı’nın iddialarına dayandırıyor. Tayyar “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Sabahattin Ali’yi CHP öldürttü” diyerek solda ezberi bozmuştu. Ölüm fermanını yazan siyasi iradenin fotoğrafı herkesçe malumdu aslında. Laf sahibinin solda bir lider olması gerçeği örtmeye çalışanların yüzünde Osmanlı şamarı gibi patladı. Ya tetikçi? O da gün ışığına çıktı gibi… Dönemin tanınmış gazetecilerinden Kemal Bayram’a ait “Sabahattin Ali Olayı” isimli güncellenerek piyasaya yeni sürülen kitapta, İstihbarat teşkilatı (MAH) mensubu Ali Ertekin, 1948 yılında cinayeti nasıl işlediğini anlatıyor. Parçaları birleştirelim. 1950 öncesi Milli Şef döneminde CHP, muhalif kimliğiyle bilinen Yazar Sabahattin Ali’yi şimdi MİT olarak tanıdığımız MAH mensubu bir tetikçi tarafından katlettiriyor. “Ben öldürdüm” diyen tetikçi Ali Ertekin’in itirafı, bu kitap kaynak gösterilerek dün bazı internet sitelerinde yer aldı. Kitabın satır aralarında kalan ve haberleştirilmeyen önemli bir ayrıntı daha vardı. İddia o ki: Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa dergisini çıkaran Aziz Nesin, bu derin cinayeti önceden bilenlerden biridir. Cinayet kamuoyuna yansımadan 15 gün önce Aziz Nesin emniyete çağrılıyor, Ali’nin eşyaları ve ceset parçaları gösterilerek teşhis etmesi isteniyor.” diye yazmış.

Okumadan gazeteci olunmuyor, yazar olunmuyor, sadece nefret ettiklerin hakkında bişeyler okursan bunları yaparım sanıyorsun o kadar Şamil Tayyar.

Kemal Bayram Çukurkavaklı’yı ne kadar tanıyorsun bilemem Şamil Tayyar, büyük bir olasılıkla karşılaştığını bile sanmıyorum yaşamın boyunca. Oysa ben kendisini iyi tanırım, Istanbul’a geldiğinde karşılaştığım, görüştüğüm biriydi. Karşılaşma nedenim birbirimizi aramamamızdan kaynaklanmazdı, ben o sıralar Demirtaş Ceyhun’la çok sık görüştüğümden ve çoğunlukla akşamları aynı yerlere gittiğimizden dolayı ve ikisi de Adana’lı olduklarından Çukurkavaklı Istanbul’a geldiğinde mutlaka beraber içmeye giderlerdi. Bana hiç MİT’ten birinin oğluymuşum gibi davranmazdı, tam tersine devamlı babamı överdi. Oysa ben de o kadar fazla ve boş övmelerden hep sıkılırım.

 Çukurkavaklı’yı “Dönemin tanınmış gazetecilerinden Kemal Bayram” diye tanımlasan da Çukurkavaklı’nın ahım şahım bir gazeteciliği yoktur. 78 yılında gazeteciliğe başladığımdan beceriksiz gazetecilerin kendilerine göre sansasyonel haber yaptıklarını sanarak nasıl zırvaladıklarına çok tanık oldum.

Dedim ya, okumadan, araştırmadan gazetecilik de, yazarlık da yapılamıyor, sadece senin gibiler yaptıklarını sanıyor. 1990’lı yıllarda Aziz Nesin’le 3 söyleşi yaptım, bu söyleşilerden ikisi Milliyet Gazetesi’nde yayımlandı. Söyleşi Aziz Nesin’e yapılan süikastlarla ilgiliydi. Sana o söyleşiden bir bölüm aktarayım:

Aziz Nesin: Adanada’daki çok büyük bişeydi, patırtı oldu. Ayrıca Adana’daki çok ilginç. Ben Ankara’ya gitmiştim. Akşam Gazetesi’nde köşe yazarıydım o zaman Ankara’da. Akşam’ın bürosunda bir çocukla tanıştım, bir gençle tanıştım. O genç, Akşam Gazetesinin Ankara temsilciliğinde çalışan biriymiş. Bana yalvarmaya başladı. İlle “Adana’ya gel abi…” diye. “Adana seni çok seviyor, Adana’ya gel…” Adana’da Kemal Bayramoğlu muydu neydi, biri vardı?

Ahmet Nesin: Kemal Bayram Çukurkavaklı.

Aziz Nesin: Çukurkavaklı vardı. O, Akşam’ın temsilcisiydi. Bu genç de onun yardımcısıymış. Ben Adana’ya filan gitmeyi düşünmemiştim ama o kadar çok ısrar etti ki, “Peki gelirim…” dedim. O zaman dediler ki, “Kamyonla git…” Akşam Gazetesi, arabayla Adana’ya Ankara baskısı gönderiyordu. Yani şeyle, kamyonla… Bana da “Kamyona bin, şöförün yanında gidersin…” dediler. Meğer bunlar komploymuş, ben bilmiyorum tabii…

Ahmet Nesin: Bu işin içinde Çukurkavaklı yok herhalde.

Aziz Nesin: O yok da, bana bu iş için yalvaran çocuk varmış, yardımcısı. Ve hazırlamış, benden önce gitmiş, benim gitme tarihimden iki gün önce…

Bu söyleşiyi Milliyet Gazetesi’nde okumamış olabilirsin Şamil Tayyar, 1995 yılından beri bu yazının da içinde bulunduğu ve 2’şer binden 3 baskı yapan “Yaz Babam Yaz” adlı kitabımı da okumamış olabilirsin. Ama bişey var ki seni asla affettirmez, o da Atilla Özkırımlı’nın Sabahattin Ali’nin sevgili kızı Filiz Ali’yle hazırladığı kitabı okumaman. İkincisi de Hıfzı Topuz’un Sabahattin Ali üzerine yazdığı kitap. Onu da okuduğunu sanmıyorum.

Benim yaptığım söyleşide sence Kemal Bayram Çukurkavaklı nerede duruyor sence Tayyar, yardımcısı Aziz Nesin’e bir komplo düzenliyor, davetten Çukurkavaklı’nın haberi var ve yardımcısına 2 gün önceden izin veriyor. İzin veriyor ama ne ilginçtir ki Aziz Nesin gibi kamyonla göndermiyor, çünkü daha önce Adana’da olması gerektiğini biliyor.

Sence Kemal Bayram Çukurkavaklı Sabahattin Ali’nin intikamını mı alıyor Aziz Nesin’den. Benim senden bir farkım var Şamil Tayyar, bu olayların hepsini okumama gerek yok, çoğunun tanığıyım çünkü. 41 tevkifatında öten birinin yıllar sonra Aziz Nesin’e, hem de Teşvikiye’den Bayramoğlu’na gelip de borç istediğini bilirim. Aziz Nesin hem borç vermiştir hem de öğlen yemeğe kalmasını istemiştir o şahsın. Yemeğe kalmaz, neden biliyor musun, o kadar yolu borç istemeye taksiyle gelmiştir de ondan.

Kimileyin oturup anılarımı yazmayı düşünüyorum, sonra aynı babam gibi vazgeçiyorum, çünkü yazacağım anı kitabında yüzde 90 senin gibiler olacak da ondan.

MAHsül” mü demiştin Şamil Tayyar, yani ürün, yani mal. Hatta şaşırıp da son 10 yılın “MAHsül”lerini kastetmiş olmayasın, çok kalabalıklar kardeşim çokkkkkkk, bi de sizinle uğraşamam. Hele senin gibi dokunulmaz bir “MAHsül”le asla…

 

 

Reklamlar

4 Yorum »

  1. Eger doluları sız yazmazsanız boslar gelır yazarlar ve sızede o bosları yenıden doldurmak kalır. Anılarınızı yazmak sızın ıcın her seyden önce Anadolu halklarına bır boyun borcu sonrada sevgılı Azız Nesının vasıyetıdır saygılarımla..

    Yorum tarafından adnan cangüder — Haziran 18, 2012 @ 1:24 pm

  2. Evet katılıyorum. Anılarınızı yazmanız gerek.. Bu kadar kısa bir yazınızda bile o kadar yoğun bilgi var ki, Şamil’ciğim okumaya bile dayanamaz, onlar iktidarın borozanları, havalarını verirler uygun yerlerinden pompalarla, borozanlar da ötüşüp durur…

    Yorum tarafından selcukc — Haziran 23, 2012 @ 6:27 am

  3. Reblogged this on selcukc.

    Yorum tarafından selcukc — Haziran 23, 2012 @ 6:27 am


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: