Ahmet Nesin's Blog

Eylül 19, 2012

DOĞRU SÖYLEMİYORSUN NAZLI ILICAK…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:38 am

DOĞRU SÖYLEMİYORSUN NAZLI ILICAK…

Sadece Nazlı Ilıcak için değil, ona benzer çok kişi için “Bunlar anti-darbeci olamaz” diye yazılar yazdım. Bunun nedeni çok basit, çünkü Türkiye’de kendisine aydın diyen yada denilen kişilerin çoğu darbelerden birini seviyor. Atatürkçü ve ulusal kesim 27 Mayıs’ı, 28 Şubat’ı seviyor, MHP ve MSP (Şimdiki AKP) 12 Mart ve 12 Eylül’ü seviyor. Bakmayın eski ülkücülerin şikayetlerine, MHP beraat etti ve sol hallaç pamuğu gibi darmadağın edildi. Hiçbişey yapmamışlar gibi avaz avaz bağırıp iktidar oldular ve hâlâ iktidardalar. Şu an yargıladıklarını sandıkları Evren o dönemde her konuşmasında Kur’an’dan ayet okuyor ve bugünü hazırlıyordu. ABD kendine göre ılımlı İslam ve ileri demokrasi tarihini o zaman çizmişti.

Darbe dönemi Turgut Özal durup dururken seçilmedi, Özal geçiş dönemi için ideal biriydi onlara göre. Kendisi dinci, eşi modern gözükmeye çalışan tipik alaturka bir kadın, kızı yarı hippi yarı şımarık ve bilgisiz biri, büyük oğlu babasının adını kullanıp anayasaya karşın TV açıp para kazanmaya çalışan apolitik bir politikacı. Sivil darbe planı Turgut Özal’la atıldı ve bugüne geldi.

Sanırım 2 yıl kadar önce Nazlı Ilıcak’ın ne kadar darbe sever olduğunu yazdığımda ve örnekler verdiğimde herkes bugünkü anti darbeci yanına ve yazılarına bakınca çok şaşırmıştı. Nazlı Ilıcak da ne kadar darbe karşıtı olduğunu günlerce deklare etmişti. Bununla yetinmemiş Ilıcak, bu konuyla ilgili bir de kitap çıkarmış. Kitap çıkınca daha da demokrat olduğundan olacak Oral Çalışlar yeni bir sağc demokrat arkadaş edinmenin sevinciyle kendisiyle söyleşi yapmış:

Oral Çalışlar Efendi: Tercüman Gazetesi’nin yazarıydın. Nasıl karşıladın 12 Eylül’ü?

Nazlı Ilıcak hanımefendi: Ben çok büyük bir üzüntüyle karşıladım. 27 Mayıs travmasını yaşadığım için darbenin ne demek olduğunu biliyordum. Bitti dedim memleket. Süleyman Demirel iktidardaydı. 1 sene önce çok büyük bir çoğunlukla ve çok büyük bir mücadele sonucu gelmişti. Biz de Süleyman Demirel’i destekliyorduk. Bu kadar yakın zamanda iktidara gelmiş desteklediğimiz Süleyman Demirel’in devrilmesi bizi çok üzdü.

Yukarıdaki söyleşiyi okuyan 12 Eylül darbesi öncesi milletvekili seçimleri yapıldığını sanır. Oysa son seçim 1977 yılında yapılmıştır. Ilıcak’ın söylediği o zaman var olan Senato ara seçimleridir ve sadece 50 senatör için yapılmıştır. Bunların arasında da cumhurbaşkanının seçtiği tabii senatörler vardır ki bunlar genellikle 27 Mayıs ve 12 Mart darbesini yapan AP ve CHP’lilerdir. Yani partiler darbe ve darbecileri de bölüşmüştür. Seçilen asker cumhurbaşkanı da eski darbe arkadaşlarını senatör yapar. 1977 seçim sonuçları aşağıdaki gibidir ve darbe sonrası, yani 1983 yılına kadar da bir daha meclis seçimi olmamıştır.

Parti adı            Oy oranı                     Toplam Oy                 Milletvekili Sayısı

CHP                  41,39                          6,136,171                               213

AP                     36,89                          5,468,202                               189

MSP                  8,57                            1,269,918                               24

MHP                 6,42                            951,544                                  16

BAĞIMSIZ      2,49                            369,592                                  4

CGP                  1,87                            277,713                                  3

DP                     1,85                            274,484                                  1

1979 yılında yapılan senato seçimlerinde AP 33, CHP 12, MSP 4, MHP 1 senatör çıkarmıştır ve Ecevit bunun üzerine istifa eder ve mecliste çoğunluğu olmayan dışarıdan destekli Süleyman Demirel ekibine bırakır hükümeti.

Nazlı Ilıcak bu söyleşide bir oyun daha kuruyor, esasında oyundan çok bana göre tongaya basıyor ve 27 Mayıs’la 12 Eylül arasında yapılan 12 Mart darbesini hiç olmamış, yaşanmamış gibi anlatıyor yada anlatmıyor. İşte Nazlı Ilıcak ve onun gibileri darbe severlikleri böyle bişey, Deniz Gezmişlerin idamı, Mahir Çayanların öldürülmesi, İbrahim Kaypakkayanın işkencede katli onun için önemli değil, tam tersine sevindirici bişey. Doğal olarak da onu hiç etkilemediğinden o bir yararlı darbe.

Hadi onu anladım da, hem 12 Mart hem de 12 Eylül darbesinde hapis yatan Oral Çalışlar benim bildiklerimi bilmiyor mu? Bal gibi biliyor da, efendiden hanfendiye sorular bu dönemde ancak böyle oluyor, sanırım aksi rayting ve başka şeyler kaybettiriyor.

Kadınların yaşı sorulmaz ama 27 Mayıs 1960 yılında genç kız olan Nazlı Ilıcak 12 Mart 1971 darbesinde doğmamış da olabilir. Dün dündür, bugün bugün.

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: