Ahmet Nesin's Blog

Kasım 5, 2012

24 SAATLİK AÇLIK GREVİM…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 2:26 am

24 SAATLİK AÇLIK GREVİM…

İnsanın çok zor anları vardır ve kimileyin bu zor anları kendi inisiyatifiniz dışında yaşarsınız. Çocukluk ve gençliğimde de yaşamışımdır ama benim en zor anım babamın öldüğü geceydi. Biran geliyordu avaz avaz ağlamak istiyordum, o geçince de kahkahalarla gülmek. Böyle yazdığıma bakmayın ne gülebildim ne de ağlayabildim sabaha kadar. Gülmem zaten olanaksızdı, ağlamamı da babam yasaklamıştı. Ölümünden 1 hafta önce “Oğlum sen bu ailenin en sulugöz adamısın, lütfen ben ölünce ağlama…” demişti. Hâlâ sözümü tutuyorum ama kızarak tuttuğumu da söyleyeyim.

Bu olaya sizi beyniniz itiyor, düşünerek yaptığınız bişey değil. Geçenlerde gazeteci arkadaşlarım cezaevinde açlık grevi yapan Kürtlere destek amacıyla 24 saatlik açlık grevi yapacaklarını duyurdular. Açlık grevlerine karşıyım ama karşı olmam destek vermeme engel değil. Daha da ilginci kimilerinin yazdığı gibi açlık grevine verdiğimiz destek açlık grevini sürdürmelerini söylemek anlamına gelmez her zaman. Aynı bizim yaptığımız gibi seslerini duyurmak ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek için bir duygu paylaşımıdır bizim yaptığımız.

Erdoğan ve onun yandaşları halkı bir konuda yanıltıyorlar. Eğer bizim yaptığımız gibi açlık grevinde belirli bir gün tayin etmiyorsan o açlık grevi bal gibi ölüm orucudur. 40 günden sonra ölüm tehlikesi başlıyorsa ki bu tıbben kanıtlanmış bir durum- şu an yapılan ölüm orucudur.

Açlık grevine 80-100 kişi başladık ama sabaha doğru çalışan arkadaşlar ayrıldılar aramızdan. Sabaha karşı yağmur yağmaya başladı, kapalı biyere gitmeyi tartıştık ama meydanda kalmaya karar verdik.

Meydanda kalmanın en büyük riski her an biri tarafından provokasyona getirilmekti. Çevik kuvvet köşede bekliyor, 2-3 sivil ekip sağda solda, bir de karşımızda 10’a yakın sivil polis.

Genç birisi geldi yanımıza. Önce kendisinin web sitesi olduğunu söyleyip Hürriyet Gazetesi için haber yapacağını söyledi. Genç arkadaşlardan yüz bulamayınca karşı kaldırımda bize yakın durdu 10-15 dakika kadar. Sonra bir sivil ekip arabasına bindi. Arabadan indikten sonra koşmaya başladı ve polisler de arabadan inip onu önce kovaladılar, sonra da derdest edip karşımıza getirdiler.

Diğer sivillerin ve çelik kuvvetten birisi ne yardıma gitti ne de kılını kıpırdattı. Yakalanan kişi “Beni niye alıyorsunuz, ben sizin adamınızım…” diye bizim duyacağımız şekilde bağırdı. Yarım saat konuştuktan sonra genci arabayla götürdüler. Bize göre ilk provokasyonu böyle atlattık.

Onlar karşıda konuşurken yanlarına bir genç daha geldi, 1-2 dakika konuştular, sonra bizim yanımıza geldi ve sabah 5’te bir pavyonun adresini sordu. Biz yine tepki göstermedik ve bilmediğimiz söyledik. Bizden ayrıldı, tekrar karşıdaki ekip arabasının yanına gitti ve bişeyler söyledikten sonra ekip diğer çocuğu alıp gitti. İstedikleri yine olmadı, biz o durum ve saatte pavyon adresi sorulmasına tepki göstermedik.

Amaç belliydi, biri bizi kızdıracak, olay çıkacak ve polis bizim 24 saatlik açlık grevimize son verecekti.

1-2 ufak sarhoş takılması daha oldu ama arka arkaya geldiğinden artık gülüyorduk. Derken öğlen saatlerinde bize destek vermeye gelenler çoğaldı. Tam 2-3 metre önümde bir kadın arkadaş duruyor, yanına genç biri geldi ve cebinden 3 hilalli kartını çıkarıp arkadaşın gözüne sokarak “Ben MHP’liyim, MHP adresini biliyor musunuz?” dedi. Genç kadın bilmediğini söyledi, MHP’li bizlere baktı, olay çıkartacak gibi bir yüz ifademiz yok, çekti ve gitti.

Akşamüstü tekrar yağmur yağmaya başladı, Galatasaray Lisesi’nin önünden Beyoğlu’na doğru baktım, yapılan oyun ve tezgahlar yağmurla beraber birer pislik olarak kanallara akıyordu, bizlerde birileri ölmesin diye verdiğimiz desteği duyurmaya çalışıyorduk. Belki size ilginç gelecek ama 24 saat içerisinde yaptığımız eylemi daha çok turistlere anlattık.

Reklamlar

1 Yorum »

  1. açlık grevine toplum olarak karşı olmayanımız yok belki ama artık öyle bir konuma getirdiler ki insanları, damgaladılar, yaftaladılar, incittiler ve ötekileştirip bertaaraf ettiler malesef. hala da öyle yapmaya çalışıp ortadaki haksızlıkları hasır altı ederek gündemi tamamen başka noktalara çekiyorlar. kime karşı yapılırsa yapılsın haksızlıkların karşısında dimdik durmalıyız.

    Yorum tarafından bakalit — Kasım 7, 2012 @ 9:55 am


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: