Ahmet Nesin's Blog

Kasım 16, 2012

B 1’İN TUTUKLANMASINA, URFAMİSİN’İN VE ANTEPSİN’İN…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:30 am

B 1’İN TUTUKLANMASINA, URFAMİSİN’İN VE ANTEPSİN’İN…

Bendeniz B 1 sadece bir vitaminim, bütün dünyayı dolaşırım. Esasında hemen hemen bütün besinlerde biraz olsam da kimi durumlarda mutlaka kullanılmalıyım. Görevlerim çoktur, ben şeker hastalığını önler, alyuvarların oluşumunda önemli rol oynar, Merkezi sinir sisteminin korunmasına yardımcı olur, sinirsel hastalıkları önler, zihni açar, hafızayı güçlendirir, sindirimi düzenler, vücuda alınan karbonhidratların enerjiye dönüşmesini sağlar, doku sertleşmesini önler, kan dolaşımını düzenler, sigara ve alkolün olumsuz etkilerinin giderilmesinde rol alır, damar sertliğini önlerim. Vücutta benim eksikliğim yorgunluk, depresyon, zihin bulanıklığı, göz sorunları, kas krampları, iştahsızlık, sindirim bozukluğu, kabızlık, baş ağrısı ve ödeme neden olabilir. B1 vitamini eksikliği ile alkol kullanımı ciddi bir beyin hastalığı olan Wernicke-Korsakoff Sendromu’na neden olabilir. B1 vitamini vücutta uzun süre eksik olursa merkezi sinir sistemini yıkan Beriberihastalığı oluşur.

En sevmediğim durum açlık grevleri ve ölüm oruçlarıdır. Bu iki eylem bir inanç uğruna yapılsa da kişiler sonunda bu iki hastalığa yakalanır ve sonuçta ya ölür yada sakat kalırlar. En gerekli olduğum an bu andır. Sonuçta ilaç olduğumdan ve insanların sakat kalmasını yada ölmesini istemeyeceğimden yada isteme hakkımın olamayacağından ben bir Sınır tanımaz’ım.

Geçenlerde Türkiye’ye geldim, duydum ki orada kimi arkadaşlar açlık grevine girmişler ve ben bol miktarda gerekliymişim. Kendi kendime gelemeyeceğimden beni Avrupa Parlamentosu milletvekili Feleknas Uca getirdi.

İşte ne olduysa havaalanında Türkiye sınırında oldu. Beni getiren kişiyi benimle beraber gözaltına aldılar. Feleknas Uca’nın suçu beni getirmekti. Yaşamımda ilk kez suç unsuru oldum ve şaşkınlıktan ne yapacağımı şaşırdım. Düşünebiliyor musunuz, bir ilaç olarak tutuklandım. O zaman anladım ki beni tutuklayanların gerçekten bana gereksinimleri vardı, onların zihin bulanıklığını yok etmem için kendimi onlara ikram ettim ama beni hemen kodese attılar.

Kodeste kalabalıktık, kenarda köşede tutuklu başka ilaçlar da vardı. Hep aynı yerlerde satıldığımızdan ve hepimiz Sınır tanımaz olduğumuzdan heryerde birbirimizi tanırız. İlk gözüme çarpan Urfamisin ve Antepsin oldu. Neden getirildiklerini öğrendiğimde ağzım açık kaldı, bölücülükten getirilmişler, bundan sonra Türkiye’ye girmeleri ve kullanımları yasaklanmış.

Sonuçta henüz karakoldaydık, hepimiz bir aradaydık, cezaevinde suçlarımıza göre ayrılacaktık. Bir baktım Biokadin’le Emedur süklüm püklüm oturmuşlar etrafa aval aval bakıyorlar. Onlar da ahlak mugayir suçlardan getirilmiş. Polis “Sen nasıl devamlı emedur, emedursun?” diye azarlamış ama esas kabak Biokadın’ın başına patlamış. Biokadın’ın cinsiyetini çözememişler, tam olarak ne yapacaklarını bilmediklerinden sadece dövmüşler ve bilirkişi raporunu beklemeye başlamışlar. Bir baktım Bengay Biokadın’a yanaşmış ona deneyimlerini anlatıyor. En rahatımız Vermidon’du, o serbest bırakılacağımıza kesin inanıyor, bıyık altından devamlı gülüyordu.

Hep beraber bir dilekçe yazdık, benden 1 kutu Recep Tayyip Erdoğan’a, 1 kutu Emedur İdris Naim Şahin ve Şamil Tayyar’a, 1 kutu Vermidon Bülent Arınç’a, 1 kutu Bengay Abdullah Gül ve Fethullah Gülen ve Mehmet Metiner’e, 1 kutu Biokadın da Fatma Şahin’e vermelerini istedik.

Birer kutu bile onları çok rahatlatacaktır, bundan hepimiz eminiz. Bu arada mahkemeye çıkmadan bir de Latince bilen çevirmen istedik.

Reklamlar

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: