Ahmet Nesin's Blog

Nisan 16, 2013

DIŞMİHRAKLAR, ULUSALCILAR VE ODATV SANSÜRÜ…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:36 am

DIŞMİHRAKLAR, ULUSALCILAR VE ODATV SANSÜRÜ…

Geçenlerde “PKK’NİN, APO’NUN DEĞİL KÜRTLERİN DEDİĞİ OLACAK…” diye bir yazı yazdım. Benim yazılarımın birçoğunu Odatv sitemden alıp yayınlıyor. Bu yüzden ben o sitenin yazarı sananlar var, oysa ben sadece kendi sitemde yazıyorum ve kimi siteler yazılarımı alıyor. Bundan bir şikayetim yok, sadece sitemin adını yazmadıklarında uyarıyorum kendilerini.

İşin doğrusu ben en çok eleştiriyi ve küfrü de Odatv okurlarından işitiyorum. Okurlarının büyük bir bölümü ulusalcı olduğundan olacak beni pek sevmiyorlar. 2 gün önce Eskişehir Kitap Fuarı’nda Odatv yazarları Barışlarla karşılaştım. Bana yukarıda yazdığım son yazımı koyduklarını söylediler. Ben de bildiğimi ve oldukça ağır eleştiri ve küfür işittiğimi söyledim. Bu bir şikayet değildi, onlar da bütün bunlara karşın yazılarımı koyacaklarını söylediler.

Bu sabah oradaki eleştirilere yanıt yazmak için Odatv’deki yazımı açmaya çalıştım ama bulamadım. Amacım dün gelen eleştirileri okuyup ona göre yazmaktı. Oysa yazım yoktu, yayınlandıktan sonra sansüre uğramış ve kaldırılmıştı. Bu benim sorunum değil, site onların ama demokrasiye inanıyorlarsa koydukları yazıyı kaldırmazlar. Kaldıracaklarsa da, ona göre ölçüp biçsinler ve kaldıracakları yazımı koymasınlar.

Neyse, gelelim yazıma yapılan eleştirilerin mantığına. Ben oldum olası bu “Dış mihrak” mantığından kurtulamadım, tam olarak kimin ne ve kim için söylediğini çözemedim. Benim yazım üzerine de PKK ve Apo’nun dış mihrak olduğunu, barış meselesinin de dış mihraklara dayandığını, dış mihrakların ülkemizi böleceğini yazmışlar, ben de dış mihrakları destekliyormuşum!..

Önce çok basit bişey söyleyeyim, Kürtler Türk olmadıklarına göre kendileri zaten dış mihrak… Biz Osmanlı’danberi onların topraklarını işgal etmişiz ve onları Türk yapmaya çalışıyoruz. Burada ikinci bir gerçek var, o da Kürtlerin yurtlarında olan biz Türkler, onlara göre dış mihrakız. İşgalci bir Osmanlı’dan arta kalan Türkiye zaten kendisi bu topraklarda dış mihrak. Kürtler dış mihrak olan Türklerden ayrılmak istemiyor, onların bu ülkede yaşamak için ne kadar hakları varsa aynısını istiyor. Her dış mihrak ülke gibi bizimkiler de bugüne değin hiç vermemiş, “Siz dağda yürürken kart-kurt ses çıkartıp bizi rahatsız ediyorsunuz…” demiş ve haklıymış gibi yoluna devam etmiş.

Kürt sorunu dış mihrakların işiyse bile bu bizden çok Kürtlerin sorunu aslında. Sonuçta çözüm esas dış mihrak olan Türklerle çözüleceğinden, nsıl çözeceklerine ve ne kadar çözeceklerine onlar karar verecek. Türk tarafı çözümün ne kadar olacağına karışmamalı bence, onların bitakım hakları var ve bu haklar tartışmasız verilmeli.

Ama dış mihrak dediğimiz olgu sadece Kürt sorunuyla içimizde değil bizim. Bugüne değin kurulan bütün hükümetler dış mihrakların izniyle kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı’na yardım eden Sovyetler Birliği de sonuçta dış mihraktır. Lozan Antlaşması dış mihrakların izniyle imzalanmıştır, Atatürk de burjuvaziyi dış mihrakların isteğiyle oluşturmaya başlamıştır. Bugüne değin kendi mantıklarıyla başarılı olan bütün darbeler de dış mihrakların başarısıdır, kurulan Adnan Menderes hükümeti de, Turgut Özal hükümeti de, Süleyman Demirel hükümeti de ve şimdiki Recep Tayyip Erdoğan hükümeti de baş dış mihrak ABD’nin istemiyle kurulmuştur.

Bir ülke kapitalist yada kapitalist olmaya çalışıyorsa orada zaten sanayi anlamında dış mihraklar vardır. Bu ülkede bulunan Amerikan üsleri için yollara çıkıp bağırmayanların işlerine gelen konularda dış mihrak deme hakları yoktur. Kıbrıs’ta dış mihrak olarak bulunuyorsan ve buna da kimi dış mihraklar işlerine geldiği için izin veriyorsa oturup susman gerekir.

Sen ulusalcı olarak dış mihrakların yaptırdığı 27 Mayıs’ı darbe saymaz beğenirken, Nazlı Ilıcak gibileri de 12 Mart’ı darbe saymaz. Dış mihrak birinde seni diğerinde de onu korumuş olabilir. 28 Şubat darbesine izin vermeyen dış mihrak, Fethullah Gülen ve ekibinin sivil darbesine evet diyebilir, daha önce izin verdiği Recep Tayyip Erdoğan darbesini artık sevmeyebilir. 12 Eylül darbesi de bir dış mihrak olayıdır ve sen o darbe anayasasına, yani dış mihrakların olmasını istediği anayasaya % 92 oy vererek dış mihrakları desteklemişsin, sonra da dış mihrakın adamı Turgut Özal’ı seçmişsin. Halkın seçtiği başbakanın asılmasına izin vermişsin, Denizlerin idamına ses çıkarmamışsın, hep dış mihrakın istediği bir şekilde susmuşsun. Aynı herkesin sevdiği bir darbe olduğu gibi herkesin de dış mihrakları sevdiği dönemler olmuş.

Anlayacağın kardeşim, sen bu Kürt sorununun çözümüne dış mihrak derken esasında o topraklarda bir dış mihrak olarak bulunuyorsun. Dış mihraksız bişeyin çözülmediği yada yapılmadığı ülkemizde demokrasinin nasıl kurulması gerektiğini öğrenmeye çalışsan daha iyi edersin.

Reklamlar

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: