Ahmet Nesin's Blog

Mayıs 28, 2013

NESİN VAKFI İÇİN EMİN DA SİLVA KOŞUSU!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:34 am

NESİN VAKFI İÇİN EMİN DA SİLVA KOŞUSU!..

Emin da Silva diye biri, dünyaca ünlü bir maratoncu, bir koşuya başladı, 67 gün sürecek bu koşunun adı “Hayat koşusu”. Da Silva’nın koşusu 8 ülkenin çocuklarını ilgilendiriyor, bu koşudan elde edilecek yardım ve bağışlar çocuklara yönelik projelere bağış olarak verilecek. Da Silva’nın Bremen’den başladığı bu uzun koşu Çatalca Nesin Vakfı’nda bitecek. 8 ülkenin çocuklar için yapılan projelere aktarılacak olan bu yardım Türkiye’de de Nesin Vakfı çocukları için yapılan projelere aktarılacak. Ayrıntıları sevgili Süleyman Cihangiroğlu yazmış, Süleyman Nesin Vakfı’ndan yetişmiş ilk kardeşlerimizden biri, şu an Nesin Vakfı’nın başında, yönetimde de onlar var, Nesin Yayınevi’ni de onlar yürütüyor, çiftliği de… Onların düşleyemeyeceğim heyecanını paylaşmak istedim sizlerle, 10 haziran günü saat 13 – 16 arası hep beraber Nesin Vakfı’nda, “Çocuk Cenneti”nde buluşmak dileğiyle… Aşağıda sevgili Süleyman’ın mektubu…

Sevgili Dostlar,

Ünlü maratoncu Emin da Silva 67 gün sürecek “Hayat koşusu”na 6 Nisan’da Bremen’den başladı. Koşusu 10 Haziran günü Vakıf bahçemizde bitecek. Emin da Silva koşusunun amacını “8 ülkedeki çocuklara yönelik projeler için bir hayat koşusu” olarak nitelendiriyor. Onun için buna “Hayat Koşum” diyor. Koşusu boyunca 8 ülkeden geçecek olan da Silva şu sıralar Romanya üzerinden Bulgaristan’a giriş yapıyor. Kendisini organik çiftlik ayranımızla ve Aziz Nesin’in Özel tarifiyle imal ettiğimiz gül şurubumuzla karşılayacağız. Koşu boyunca toplanan yardımlar 8 ülkedeki projelere aktarılacak, bu çerçevede Türkiye’de toplanacak yardımlar da Nesin Vakfı’na aktarılacak.

Emin da Silva sorumluluğu birlikte üstlenmeye ve herkesi yardıma çağırıyor. Tüm bağışlar “Das erste Buch e.V.” derneği gönüllüleri tarafından yönetilecektir. Emin da Silva’nın Hayat Koşusuna bağış bilgileri şöyle:

Das erste Buch e.V. IBAN: DE54290501010001190032 BIC: SBREDE22XXX Sparkasse Bremen (Almanya), “Lebens-Lauf” veya www.lebens-lauf.eu adresinden internetten yapılabilir. Ayrıntılı bilgi için www.lebens-lauf.eu adresine ve ekteki bildiriye bakabilirsiniz.

10 Haziran 2013, pazartesi günü saat 13-16 dolaylarında Vakıf bahçemizde Emin da Silva’yi ayranımız, gül şurubumuzla karşılamaya bekleriz. Hepimizden sevgiler, saygılar.

Süleyman Cihangiroğlu

 www.nesinvakfi.org

Reklamlar

Mayıs 25, 2013

SOYTARI İMAM HATİPLİLER!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 12:04 am

SOYTARI İMAM HATİPLİLER!..

Başlığı çok ağır bulabilirsiniz, bunu yazarken uzun süre düşündüm, yazı kafamda 10 gündür vardı ama bu yada buna benzer bir başlığı atıp atmamakta oldukça kararsızdım. Sonunda bu başlığa karar verdim.

Ben İmam Hatip Liseleri’nin Türkiye’nin sadece gereksinimi kadar öğrenci almasından yana biriyim, kapatılmasınlar ama devleti ele geçirmek adına kullanılan okullar haline de getirilmesinler. İmam Hatip Liseleri’nde mezun olduklarında hiçbişeye yaramayacağını bile bile kızlar okumasın. Yada birileri üniversitelerde türbanı tartışırken liselilerin başlarını yönetmeliğe aykırı olarak, bütün derslerde örttüğünü görsünler.

Ama benim yazacağım imam hatipliler başka imam hatipliler. O yüzden ister gencecik yaşta kendi isteğiyle yada ailesinin zoruyla bu okula gidip de mezun olan öğrenciler bu başlıktan alınmasınlar. Hatta beni desteklesinler, verdikleri 4 yıllık emeğe karşı bir saygı duyulması gerektiğini haykırıp birazdan yazacağım bu soytarılara yada soytarılığa karşı gelsinler.

Şimdi size bir olay anlatacağım, bu olay bir gerçek, isterseniz deneyebilir ve olabilirliğini görürsünüz.

Şehrin birinde bir lise var, o ülkede ve o şehirde yeteri kadar lise yokken, devlet liselerinde öğrenci çocuklar ve gençler üst üste öğrenim görüyorken, o lise anidenbire bir kararla İmam Hatip Lisesi yapılıyo. Ancak bizde her şey anlık yapılıp planlanmadığından o liseye daha önce giren normal liseli öğrenciler mezun olana kadar okul karma lise oluyor.

Karma liseden kastım kız-erkek karışık lise değil, imam hatipli ve normal liseli öğrencilerin karma okuduğu, türbanlı kızlarla başı açık, serbest kıyafet dolayısıyla kısa etek giyilebilen kızların, okul sonrası abdest alıp namaza duran erkek öğrencilerle sevgililerinin elini tutan yada tutmayı düşleyen erkek öğrencilerin beraber okuyacağı bir okul.

Anlayacağınız her anlamda ileri demokrasiyi yakalamış bir okul. O okulun öğretmenleri de şaşırmış durumda. Öğretmenlerden biri bigün bir telefon alıyor. Arayan çocukluk arkadaşı, belki de ilkokul yada ortaokul sıralarını paylaştığı insan, lise sonrası üniversiteyi bitirmiş, belki doktor, belki mühendis yada mali müşavir olmuş biri.

–          Merhaba nasılsın?

–          Sağol iyiyim, okula gidip geliyorum, sen nasılsın?

–          Sağol ben de iyiyim, duyduğuma göre sizin okul İmam Hatip Lisesi olmuş, ben İmam Hatip Lisesi diploması almak istiyorum!..

–          Oğlum delirdin mi, sen üniversite mezunusun, ne yapacaksın o diplomayı?

Şaka yapmıyorum, sonuçta o kişi ek 3 sınavı vererek İmam Hatip Lisesi diplomasını alır. Bunun için bu okullarda kurslar açılıyormuş, söylenene göre sadece 3 zorunlu dersin kursu veriliyormuş. Arkadaşım neler olduğunu söyledi ama ben sinirden unuttum.

Bunu kanıtlamak için arkadaşımdan belge getirmesini istedim, böyle bişeyi yapabilmek için başvuru belgesinin olması gerekiyor. Oysa belge yok, işler biraz gizli kapaklı yapılıyor, okulun internetine girip isim neyim yazılıp başvuruluyor.

Eğitim neyim derseniz hakgetire. Sonuçta bana göre şarlatan, soytarı imam hatipliler yetişiyor, hem de 4 koca yılını bu derslere vererek, çalışıp sınavları kazanarak diploma alan karşı çıksam da gerçek imam hatipli gençleri hiçe sayarak.

Bunu yapan kişilerin doğal olarak imam hatipten önce aldıkları üniversite diplomalarının hiçbir geçerliliği yok artık, uçak mühendisi olmalarının bir anlamı yok terfi için, iş bulmak için, onlar artık İmam Hatipli.

Bu yazıyı yazdım ve elimden geldiğince üzerinde duracağım, bakalım kaç aktif gazeteci arkadaşım ilgilenecek. Belki yine herkes sus-pus olup susar ben de yaşamıma şaşırmadan devam ederim…

Yetmez ama İmam Hatip’li…

Mayıs 23, 2013

FETHULLAH GÜLEN’İN KÜRT SORUNUNDA DERDİ NE?

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:48 am

FETHULLAH GÜLEN’İN KÜRT SORUNUNDA DERDİ NE?

Ülkeyi yönettiğini zanneden imam yurt dışında ülkeyi yönetmeye çalışan imama vekaleten imam olmayan ama imamları çok sevip, sevgisinden sıkça ağlayan Bülent Arınç’ı gönderince, yurt dışında ülkeyi idare ettiğini sanan imamın, yurt içinde ülkeyi idare ettiğini sanan imama söyledikleri haliyle çok önem kazandı.

İmam olmayan elçinin dediklerine göre yurt dışındaki imam yurt içindeki imamı bir seviyormuş, bir seviyormuş, anlatmakla bitmezmiş. Zaten aralarında sorun da yokmuşturmuş. Olsaymıştırsa da bunlar ülkenin yüksek menfaatleri içindirmiştir zaten. İmam olmayan Arınç yurtdışındaki imamı politik olarak ziyaret etmişmemiş zaten, kendisi Manisa’da avukatlık yaparken, yurt dışındaki imam da aynı yere tayin edilince annesi onlara yemekler yapmışmış, beraber imambayıldı, vezirparmağı, kaygana, kadın budu, hanım göbeği, cıvıklama, oturtma ve köpoğlu yediklerinin anısına ziyaret etmişlermiş. Ne yalan söyleyeyim, kim bana bu yemekleri yapsa asla unutmam onu, Çin’de de olsa, Maçin’de de olsa arar bulurum.

Neyse, yedikleri onların olsun da yurt dışından Türkiye’yi idare eden Kürtlerle barış konusunda neden rahatsız, bu kadar yemek midesine mi oturdu acaba? İmam, PKK’nin geri çekilmesi için “Hükümet tam hazırlıklı değil. PKK tek bir yapı olmaktan çıktı, o nedenle alternatif planlar gerekir ki, onu görmüyorum. PKK heran farklı bir tavır gösterebilir.” buyurmuşturlarmış.

Bu geri çekilme olayına hükümet nasıl hazır olmalıydı bilmiyorum ama bana göre esas hazır olmayan PKK, çünkü PKK yapılan bişey üzerine değil, verilen sözler üzerine çekiliyor. Daha önce çekildiğinde de kaç gerillasının katledildiğini artık bilmeyen yok. O yüzden toplu olarak geçmiyorlar sınırı, heran birileri vazcayabilir endişesi hep var. On küsur gündür Diyarbakır Kitap Fuarı’ndaydım, 4. Yapılan fuarlardan en durgununu yaşadık, çünkü herkes tedirgin, herkesin kulağı telefonda, yüzlerinde mutluluk ve endişe beraber okunuyor, yine çocuklarının, kardeşlerinin başına bişey gelmesinden korkuyorlar. Böyle bişey hükümetin programında olmayabilir, barışı istemeyen herkesin heran yapacağı bireysel bişey de olabilir, bunun ürkekliği var Kürtlerde. Dün Van’a geldim, burası da şimdilik güllük gülistanlık, neşe içinde değil. Herkes benim ne düşündüğümü ve ne kadar güvendiğimi soruyor.

Gelelim yurtdışından ülkeyi idare ettiğini sanan imamın yurt içinde ülkeyi idare ettiğini sanan imamdan istediği alternatif planlara. İşte o planlar Kürdistan’da Gülen üzerinden yürütülmezse olmazı var kendisinin. Barış harekatı hükümetin, doğal olarak yurtiçindeki imamın başarısı olarak gözüküp de oralardaki BDP dışındaki oyları Gülen yerine Erdoğan, doğal olarak da bir dahaki seçimlerde, Gülen milletvekilleri yerine Erdoğan milletvekilleri seçilirse işte o zaman alternatif plan işlememiş olur ki, bu da yurt dışındaki imamı son derece rahatsız eder, bunca yediğinden dolayı rahatsız eder, kimileyin ishal, kimileyin de kabız yapabilir. Arka arkaya patlıcan oturtma, vezir parmağı ve imam bayıldı yemiş gibi olursun ki, hafazanallah fenalık geçirir, sonra da bu barış ortamında halkımın saatlerce Arınç’ın fonda senin ağlamanla hüngürdemelerini dinlemesine vesile olursun, yazık edersin. Demedi deme…

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: