Ahmet Nesin's Blog

Mayıs 8, 2013

İSTERSEN 1 MAYIS’I ABANT’TA KUTLAYALIM MURAT BELGE…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:38 am

İSTERSEN 1 MAYIS’I ABANT’TA KUTLAYALIM MURAT BELGE…

Sanırım bizde bir hastalık var, kafamıza göre bir hükümet varsa ve birileri onu eleştiriyorsa o kişi asla demokrat olamaz, kimilerine göre hak talep etmek yada iktidarı eleştirmek demokratlık olmuyor. Bu hastalık bilhassa Turgut Özal iktidarıyla başladı ve artarak devam ediyor. İş öyle çığırından çıkmış durumda ki yıllar önce türbanın serbest bırakılması için imza atanları eleştirdiğimde Ufuk Uras “Türbanı savunmayan faşisttir…” diye bir açıklama yapmıştı milletvekili olarak. Feminizmi savunan Uras’ın erkeklerin getirdiği kadının kapanma emrini kadınların özgürlüğü olarak savunmasına çok şaşırmıştım. Neyse ki kimi kişiler ve olaylar sayesinde şaşırma duyumu kaybettim.

56 yaşımdayım ve sorunsuz 1 Mayıs yaşadığımı anımsamıyorum. Çocukken bize “Bahar Bayramı” diye öğretilen gün gençlik yıllarımızda neredeyse kabusumuz oldu. Paris’te katıldığım ilk 1 Mayıs’ta polis görmeyince hem şaşırmış hem de üzülmüştüm. Sanırım devrimcilik bizi farkında olmadan mazoşist mi yapıyor ne, illa da dayak yemek için polis aramıştım meydanda… Son katıldığım 1 Mayıs akıl almaz kalabalıktı Paris’te, Sarkozy’ye karşı bütün sendikalar beraber yürüme kararı almışlar, hükümet de onlara “O zaman bu alan size yetmez…” diye daha büyük bir alan vermişti. Bitek o zaman polis görmüştüm sokak başlarında ve nedenini sorduğumda çok şaşırmıştım. Paris halkı yer değişikliğini bilmeyebilir ve ara yollardan arabayla gelebilir diye polis koymuşlar sokak başlarına. Sanırım can güvenliği sağlanmak istenince mutlaka bir çözüm bulunuyor.

Taraf Gazetesi yazarı Murat Belge son 1 Mayıs olaylarını değerlendirmiş. Bu Taraf Gazetesi’nde 1 Mayıs 1977’de çok ilginç değerlendirilmişti, devletin derin olanının hiç suçu yoktu ve derin ağabeyler kendilerini korumak için bizleri öldürdüler. Bu 1 Mayıs için de buna benzer şeyler yazmış Murat Belge, zaten oraya katılan gruplar, partiler, sendikalar darbeciymiş, 2002 yılında Erdoğan-Gülen ekibinin hükümeti kurulduğundan beri rahat durmuyor ve devirmek için yada darbe yapmak için çırpınıp duruyorlarmış. Belge yazısında “Öte yandan, “ille de Taksim!” diye dayatanlar açısından da, çukur bir “gerekçe” olabilirdi. Taksim’in bugünkü hâliyle, kimse onlara “Niçin ısrar etmediniz?” diye sormazdı. Ama ısrar ettiler. Bu, 1 Mayıs’ın kutlanmasından çok, AKP’ye muhalefet etmenin çizilmiş stratejisinin gereğiydi.

Belge yazısında sanırım daha çok CHP ve DİSK’i ima ediyor. CHP’ye derin devletin partisi demek yanlış olur çünkü CHP zaten devletin partisi olarak kurulmuş bir parti. Doğal olarak derin devletle de iç içe geçmiş bir parti. Buna CHP’nin içinden çıkan ve adını demokrat koyunca demokrat olunulacağını sanan Demokrat Parti için de, oradan çıkan Adalet Partisi içinde, 27 Mayıs darbesini radyodan seslendiren Türkeş’in kurduğu MHP için de, yurt dışından çağırılan Necmettin Erbakan’ın MSP’si için de, darbe başbakan yardımcısı Turgut Özal’ın kurduğu ANAP için de, cinayetleri derin devlet tarafından affedilmediği için ayrılıp ayrı parti kuran Muhsin Yazıcıoğlu için de ve en son olarak da darbe anayasası ve seçim yasasıyla iktidara gelen AKP için de söyleyebiliriz.

Peki Murat belge, bu yazdığım partiler içinde kendisini temizlemiş tek parti Erdoğan’ın partisi mi oluyor, Erdoğan kendi derin devletini kurmak yada varolanı eline geçirmek için Gülen’le birlikte yıllarca çalışıp çabalamadı mı?

İstersen bundan sonra 1 Mayıs’ı Abant Oteli’nin bahçesinde kutlayalım, geliş gidiş masraflarımızı da Gülen Efendinle, Mr. Soros ağabeyin ödesin, biz sana bir liste verelim, her grup ve partiden 2 kişi seçelim, sen beğendiklerini onayla, istemediklerinin üstünü demokratik bir hakla çiz, biz orada 30-40 kişi bağırıp çağıralım, kurtlarımızı dökelim, AKP’de sizin sayenizde ne kadar özgürlükçü bir parti olduğunu dünya aleme kanıtlasın.

Köşedaşın Hadi Uluengin de polisin yaptığının iyi bişey olmadığını ama onun da etten, kemikten ve sinirden yaratıldığını yazıp refleks olarak biraz kötü davrandığını yazmış. Yeni Akit yazarımsısı Serdar Arseven de twitter’da polisin yine iyi davrandığını, gözaltına aldıklarına karakolda jop sokmadığını yazmıştı.

Bir sağına soluna dön be Murat Belge, kimlerle, hangi mantıkla aynı düzlemde yazdığını biraz gör artık. O tarata bir gariplik mi var ne, 1 Mayıs 1977 katliamını yapanlar solcular, 2013’teki rezaleti yaşatanlar katılımcılar, çatışma çıksın diye direnenler bizler, hiç mi hırsızın suçu yok.

  

Reklamlar

2 Yorum »

  1. iktidara yalakalık yapmak için ortalığa sıçanlar mı dersin, birini sıçtığını öbürünün sıvaması mı dersin bu ülke full demokrat ya.

    Yorum tarafından Mahir SERTKAYA — Mayıs 8, 2013 @ 8:18 pm

  2. Taraf Gazetesi yazarı Murat Belge son 1 Mayıs olaylarını değerlendirmiş. Bu Taraf Gazetesi’nde 1 Mayıs 1977’de çok ilginç değerlendirilmişti, devletin derin olanının hiç suçu yoktu ve derin ağabeyler kendilerini korumak için bizleri öldürdüler. Bu 1 Mayıs için de buna benzer şeyler yazmış Murat Belge, zaten oraya katılan gruplar, partiler, sendikalar darbeciymiş, 2002 yılında Erdoğan-Gülen ekibinin hükümeti kurulduğundan beri rahat durmuyor ve devirmek için yada darbe yapmak için çırpınıp duruyorlarmış. Belge yazısında “Öte yandan, “ille de Taksim!” diye dayatanlar açısından da, çukur bir “gerekçe” olabilirdi. Taksim’in bugünkü hâliyle, kimse onlara “Niçin ısrar etmediniz?” diye sormazdı. Ama ısrar ettiler. Bu, 1 Mayıs’ın kutlanmasından çok, AKP’ye muhalefet etmenin çizilmiş stratejisinin gereğiydi.” Belge yazısında sanırım daha çok CHP ve DİSK’i ima ediyor. CHP’ye derin devletin partisi demek yanlış olur çünkü CHP zaten devletin partisi olarak kurulmuş bir parti. Doğal olarak derin devletle de iç içe geçmiş bir parti. Buna CHP’nin içinden çıkan ve adını demokrat koyunca demokrat olunulacağını sanan Demokrat Parti için de, oradan çıkan Adalet Partisi içinde, 27 Mayıs darbesini radyodan seslendiren Türkeş’in kurduğu MHP için de, yurt dışından çağırılan Necmettin Erbakan’ın MSP’si için de, darbe başbakan yardımcısı Turgut Özal’ın kurduğu ANAP için de, cinayetleri derin devlet tarafından affedilmediği için ayrılıp ayrı parti kuran Muhsin Yazıcıoğlu için de ve en son olarak da darbe anayasası ve seçim yasasıyla iktidara gelen AKP için de söyleyebiliriz.

    Yorum tarafından Sammy X. Castillo — Haziran 5, 2013 @ 6:22 pm


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: