Ahmet Nesin's Blog

Temmuz 23, 2013

MÜSLÜMANLAR ANTİ KAPİTALİST OLABİLİR Mİ?..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 9:21 am

MÜSLÜMANLAR ANTİ KAPİTALİST OLABİLİR Mİ?..

Türkiye uzun zamandır “Anti kapitalist Müslümanlar”ı konuşuyor. Herkes kanıksamış durumda, inanıyorlar, kimse böyle bişeyin olup olamayacağını konuşup tartışmıyor. Bunu tartışmak için Kur’an-ı Kerim’e gözatmak gerekiyor, Kur’an’ın bir Müslümanın anti kapitalist olabilmesine izin verip vermediğini bilmek gerek.

En başta şunu iyi biliyoruz ki Kur’an zaman ve yere göre değişen bir kitap değil, bütün ayetleri her zaman ve şartlarda geçerli. Sanırım İslamın en büyük sorunu da buradan kaynaklanıyor, belki zamanın şartlarına göre yazılmış olan ayetlerin değiştirilememesi sorun yaratıyor.

BAKARA 198. (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin ve O’nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz daha önce yanlış gidenlerden idiniz.

Kur’an hac mevsiminde bile ticareti yasaklamıyor, ayrıca bu tartışılacak bişey de değil, buna hiçbir itirazım yok, olamaz da. Ama günümüz Anti kapitalist Müslümanlar”ı için bir sorun var, çünkü işin içine ticaret girdiğinde otomatikman günümüz kapitalizmi de giriyor.

Esasında bu ayet burada kalmıyor, Hac’ca gitmek de buna bağlı gibi yada ticaret yapmak Hac’ca gitmekle bağlantılı. Kur’an’a göre kimi şyer sadece parası olanlar için geçerli, Hac’ca gitmek, Umre’ye gitmek, Zekat vermek ve çok eşli olabilmek. Parası olmayan birisi için bunları düşlemek bile olası değil. Kendi yasalarına göre zaten bunlar borçla yapılacak işler değil, bunu günümüzde yapanlar şeriat yasalarına göre günaha girip suç işliyorlar.

Kurban kesmenin en büyük özelliği hepsini olmasa da bir kısmının fakirlere verilmesidir. O zaman çok açık bir şekilde Kur’an’a göre yani İslam anayasasına göre yaşamda fakir ve zengin vardır ve doğal olarak da sömürü ve kapitalizm bunun ayrılmaz bir parçasıdır.

İşte o yüzden bence “Anti kapitalist Müslümanlar” diye bişey olamaz, bu dünya düzeninin yeni bir aldatmacasıdır. “Anti kapitalist Müslümanlar”ın olması beni neden rahatsız ediyor, bunu açıklamam gerek.

Tek başına aldığımda esasında “Anti kapitalist Müslümanlar” beni rahatsız etmiyor ama Türkiye’nin son 30 yılına baktığımda rahatsız oluyorum. 12 Eylül sonrası seçimlerinde 12 Eylül darbesinin başbakan yardımcısı Turgut Özal parti kurduğunda kendilerine solcu yada devrimci diyen kimi kişiler Özal’ı demokrat olarak lanse ettiler. Bunların başında Çetin Altan, Mehmet Altan, Ahmet Altan ve Cengiz Çandar başı çekiyordu. Hiçbiri için Özal’ın tarikatçı olduğu yada 2 idam cezasında imzası olduğu önemli değildi. Varsa yoksa askeri şortla ve şıpıdık terliklerle selamlayan Özal’dı.

Bu gibi olaylara başkaları da eklendi, Abdurrahman Dilipak gibi bir şeriatçıyla Şanar Yurdatapan adlı bir sözümona devrimci sadece Türkiye’de değil bisürü Avrupa ülkesinde beraber demokrasi panellerine katıldılar. Bunlara çaşaflı Emine Şenliklioğlu’yla Kemalist Toktamış Ateş tartışmaları ekendi.

Zaman geçti ve iktidara gelmeden önce avaz avaz şeriat iktidarı istediğini açıklayan Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları geldi. Bu ekip genişledi, Murat Belgeler, Hasan Cemaller, Oral Çalışlarlar, Gülay Göktürkler, Şahin Alpaylar hep beraber neredeyse AKP’li oldular… Ancak Erdoğan’ın son zamanlarda onların derin bilgilerini dinlememesi ipleri kopardı ve ayrı telden çalmaya başladılar.

Bu kimi çevreleri rahatsız etti, daha önce de yazmıştım, ABD bitakım solumsuları Dincilerin arasına sokmak istiyordu, halkın gözünü boyamak için çok önemliydi ve uzun süre başarılı da oldu.

Şimdi tersini yaşıyoruz, dinciler şimdi sola yanaştılar, AKP’yi, onların şafşatasını eleştiriyorlar ve kendilerine “Anti kapitalist Müslümanlar” adını veriyorlar. Bence bu eski oyunun yeni versiyonu yada ters versiyonu. Devrimci ve demokratların bu konuyu iyi düşünüp tartışmaları gerekiyor. AKP’yle “Anti kapitalist Müslümanlar” arasında fark var mı yok mu, bu araştırılmalı. Birden aklıma Humeyni hareketi ve İran Komünist Partisi TUDEH aklıma geldi de!..

 

Reklamlar

6 Yorum »

  1. Bütün Dinler anti kapitalistir.Ve feodal ve köleci dönemin ürünleridir.Dinlerin hepsinde o dönemin izlerini bulmak cok zor degildir.
    **En başta şunu iyi biliyoruz ki Kur’an zaman ve yere göre değişen bir kitap değil, bütün ayetleri her zaman ve şartlarda geçerli. Sanırım İslamın en büyük sorunu da buradan kaynaklanıyor, belki zamanın şartlarına göre yazılmış olan ayetlerin değiştirilememesi sorun yaratıyor.**
    Bu tesbitiniz tamamamen dogru oldugu icin Islam kapitalistlesemez.
    Hiristiyanlik Yahudilik Zaman ve yere göre degisebildigi ve yorum getirebildigi icin Basta Romalilar olmak üzere bütün egemenlerin kurumsallasarak dini olmustur.Islamiyet daha ziyade ticaret döneminin izlerini tasir.Ve Paracidir.Islam ülkekeri incelendiginde, hayvan pazarindan kasaba ,manava ,market ,dükkanlara baktiginizda bunu net olarak görürüz.Faize karsiymis gibi gözükür ancak Faiz(Islamcilar Kar payi diyorlar) ve Rant geliri Islamin vazgecilmezidir.Örnegin Almanyada Merkez Bankasi yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin Türkler üzerinden bunu cok güzel anlatmisti.
    Soldan dediginiz isimlere gelince onlar solcu degillerdir..Türkiye’de ben Milliyetci,Dindar ,Muhafazakar, Sol ,Marksist, ve sosyal Demokrat bir sinif bir Parti yoktur.Iddiasindayim.Örnegin :Tam bagimsiz Türkiye diyen birine ben milliyetciyim diyen ben inancli Muslüman bir insanim diyen birisi saldirmaz.
    esen kalin

    Yorum tarafından Mustafa Asci — Temmuz 23, 2013 @ 7:00 pm

  2. İslam hiçbir zaman anarşist olmayacak. ..ve bu arkadaşlar sanırım sadece kapitale karşılar. ..
    Karmatiler vardı bir zamanlar belki hala vardırlar. Toplum düzenleri anarşizme benzetilebilir ama çok rahat insan öldürebiliyorlardı. Antikapitalist müslüman olunur mu ???
    Kitap olunmaz diyor. ..ama sanırım Antikapitalist =anarşist değil ,yada bu durum anarşist müslüman lara geçiş asamasidir ve ardından da, yani son olarak atmosferin dışına çakıldığında yakıt tankı olarak kullanılan müslüman atılacak ve sadece anarşist kalacaktır.
    Umulur ki.
    Devletsiz güzel günlere

    Yorum tarafından enver yağmur — Temmuz 23, 2013 @ 10:21 pm

  3. Bir düşünce, Bireyin üretim aracına sahip olmasını normal karşılıyorsa, o belli ki kapitalizmin ta kendisidir. Onların “antikapitalistlik” tezi bir cümlede saklı:”mülk Allahındır”. Oysa teorik olarak mülkün allaha ait olması değil, pratik olarak kişi elde ettiği kazancın ne kadarı kendi emeğinin karşılığdır. Müslümanlarda “razı pazarlığı” diye bir kavram var. Bu kavram kapitalizmin çekirdeğini oluşturur. Bir ürünü satan kişi köşeye ne kadar sıkışmışsa, o ürünü o kadar çabuk ve ucuza satmak ister. Ucuz alınan bir üründe sömürü yoktur diyebiliyorlar. Oysa o ürünün üzeründe karşılıksız giden emek değeri vardır. “Hayırlı kazancın ondadokuzu ticarettir” diyen peygamber de kapitalizme yol vermiştir. Ürün bir yerden başka yere taşınıdğında, asıl emek değerinin üzerine yol masrafı (yakıt gibi) ve taşıyan kişinin emeği binerse değeri değişmez. Ancak o ürüne bir de kar marjı eklenirse, o kısmı artı değer olur ki, içinde emek olmayan bir kazançtır.
    Sosyalizmde bireyler üretM aracına sahip olmadığı gibi, taşıma giderleri kollektif kaynaktan karşılnacağından, emeksiz kazancın, ürünün gerçek emek değerinin değişmesine izin vermez.
    Uzun hikaye ince konu. Antikapitalist müslümanların sosyalizme karşı gizli sempatileri var da, tabuları yıkmayı göze alamadıklarından böyle orta yol icat ediyorlar

    Yorum tarafından zihni — Temmuz 24, 2013 @ 8:26 am

  4. “Ürün bir yerden başka yere taşınıdğında, asıl emek değerinin üzerine yol masrafı (yakıt gibi) ve taşıyan kişinin emeği binerse değeri DEĞİŞMEZ.” Demişim. Yanlış olmuş, aslında ürünün değeri değişir. Ürünün üretim değerine bir de taşıma emeği girdiğinde, o ürünün gerçek değeri yükselir, yeni bir değere ulaşır. Asıl demek istediğim, ürüne emek değerinin dışında bir de Kar payı katıldığında, o kısmı emeksiz kazanç olur ki, müslümanlar bu durumu helal görürler. Kapitalizme giden yolun başı da burasıdır. Emeksiz kazançlar ancak fırsatçılıkla büyür.

    Yorum tarafından zihni — Temmuz 24, 2013 @ 8:40 am

  5. Merhaba.İslamda var olan “verme” eylemine dayanarak, islamın zengin ve fakir ikilemini kabul ettiği ve bunun üzerine inşa edildiğini düşünüyorsunuz.Bence burada bir yanlış anlama var.İslamın ortaya çıktığı zamana bakarsak, zenginlere mallarınızdan verin demek aslında zenginle fakiri eşitleme isteğidir.Zengini aşağı çekme, fakiri yukarı çıkarmadır.

    Yorum tarafından Onur — Temmuz 24, 2013 @ 7:57 pm

  6. Anti kapitalist muslumanlar islama hangi acidan bakiyolar ??

    Yorum tarafından hilal polat — Kasım 20, 2014 @ 7:01 am


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: