Ahmet Nesin's Blog

Eylül 30, 2013

ERDOĞAN AKP’Yİ BOŞLADI!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:24 am

ERDOĞAN AKP’Yİ BOŞLADI!..

Bugün Türkiye için yeni bir dönem başlayacak dersek yanlış olmaz sanırım. AKP son genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün kendisine göre demokratik olacak bir paketi açıklayacak. Bu paket demokratik olacak mı olmayacak mı, bunu paket açılmadan konuşmak yersiz. Kaç gündür televizyon kanallarında kimsenin bilmediği paket tartışılıyor. Ben de içinde neler olacağını bilmediğim paketten bir maddeyi tartışmak istiyorum.

Bence Erdoğan bu paketle birlikte seçim barajının düştüğünün müjdesini verebilir. Esasında tümce yanlış oldu, paket açıklandıktan sonra bunlar mecliste tartışılacak, Erdoğan’ın açıklayacağı herşey meclisten geçmediği sürece sadece bir talep olarak kalacak.

Bugünkü seçim sistemine baktığımızda kazanılan her fazla milletvekilliği AKP’den kazanılıyor. Yada şöyle açıklayayım, daha önceki seçimde bir ilde hangi parti öndeyse, yeni seçimde muhalefet partisinin kazandığı 1 fazla milletvekili en fazla oy alan partiden alınmış oluyor. Bu dediğim yüzde yüz tutmayabilir, mesela muhalefet partilerinden biri çok düşerse artı milletvekilliği ondan gelmiş olabilir ama bu çok az bir olasılık. Yada Dersim’de milletvekilliği sonucu 1-1 olursa CHP’den alınmış olur ama illerde daha çok AKP önde olduğundan muhalefetin her artı milletvekili AKP’nin eksisi olacaktır.

Erdoğan bugün seçim barajıyla ilgili bir açıklama yapacak, tabii bu benim tahminim. Yukarıda anlattığım sistem işte burada devreye giriyor. Baraj düştüğünde benim de içinde bulunduğum Halkların Demokratik Partisi tahminlerin çok üstünde bir sayıyla meclise girecek. Öyle ki yüzde 7 barajıyla yapılan bir seçim sonrası HDP meclisteki 3. Parti olabilir, MHP 4. Parti olarak meclise girer. Yeni baraj sistemiyle HDP kazandığı her fazla milletvekilini AKP’den alacaktır. Mesela Diyarbakır’da 6-6 olan BDP ve AKP eşitliği 9-6 olarak bozulabilir. Istanbul’da HDP 6 yada daha fazla milletvekili çıkarabilir. Van’daki 4 sayısı artar, Ankara 1 milletvekili çıkarır, Gaziantep, Mersin devreye girer, Dersim’de 1-1 olur.

Peki, Erdoğan bunu neden yapar sizce? Büyük bir olasılıkla buna yanıtınız barajın düşmesiyle birlikte getirilmesi düşünülen dar bölge seçim sistemi olacaktır, çünkü dar bölge sistemi gelirse bunlar olmaz. Oysa ben dar bölge sisteminin geleceğine inanmıyorum.

Erdoğan bunu yapacak, çünkü kendisi 2014 yılında yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinden çok cumhurbaşkanlığını düşünüyor. Erdoğan’ın bir düşü vardı, başkanlık yada yarı başkanlık sistemi. Oysa bu sistem ABD ve Fethullah Gülen tarafından rağbet görmedi. Yani Erdoğan Çankaya’ya çıkacaksa şu an Abdullah Gül’ün yetkileriyle çıkacak.

İşte burada Erdoğan’ın başka bir kuşkusu daha var, o da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Gülen tabanından oy alamaması. Bu yüksek bir olasılıktır. Gülen ekibi tekrar Abdullah Gül’ü mü aday gösterir, yoksa CHP’nin adayını mı destekler bunu zaman gösterecek. Erdoğan ve Gülen tartışması bitmediği sürece –ki bitecek gibi değil- Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başka oylara göz dikecek. İşte burada barajı düşürerek Kürtlerden cumhurbaşkanlığı için oy isteyebilir. İsterse ne olur derseniz, ne BDP ne de BDP’nin de içinde bulunduğu HDK ve HDP Erdoğan’a oy vermez. Ama bundan sonraki seçimlerde milletvekili seçilme şansı olmayan Erdoğan böylece AKP’yi boşlamış olur.

Erdoğan bugün baraj konusunu açıklamazsa ne mi olur, ben sadece baraj konusunda zaman olarak yanılmış olurum ama Erdoğan’ın bu istemi bitmez.

Eylül 29, 2013

FETHULLAH GÜLEN’E KARŞI NECİP FAZIL KISAKÜREK!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 3:41 am

FETHULLAH GÜLEN’E KARŞI NECİP FAZIL KISAKÜREK!..

Bu yazıyı okuduğunuzda büyük bir olasılıkla AKP son genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan ülkemize en uygun Adalet ve Kalkınma Paketini açıklamış olacak, siz de yeni paketle kendinizi daha rahat ve özgür hissedeceğinizden benim sizlere paketlediğim bu yazıyı pek ciddiye almayacaksınız.

Erdoğan esasında açıklayacağı paketi ayı gemicik mantığıyla paketçikler halinde açıklıyor son günlerde. İki gün önceki yazımda Erdoğan’ın Necip Fazıl Kısakürek’i çocukların idolü olarak önermesini, onun gibi düşünmelerini istemesini eleştirmiştim. Buna pek eleştiri de denemez aslında, Necip Fazıl’ın çok yönlü kişiliğinin gençlik tarafından örnek alınmasının Erdoğan düşüncesi için zor olduğunu söylemiştim.

Esasında işin bir de başka yönü var. Ben Erdoğan’ın herkesin söylediğinin aksine şiirsever biri olduğuna inanmıyorum. Şiirsever birisi Necip Fazıl Kısakürek’i beğenirken 2 ayrı dönemini de belirtir bence. Gençliğinde yazdığı şiirleri seven biri din adına yazdıklarından keyif alamaz. Bu dediğim kesin değil ama bence öyle olmalı.

Benim esas söylemek istediğim Erdoğan’ın gençliğe Necip Fazıl Kısakürek’i hem idol hem de örnek kişi olarak almalarını önermesinin gerekçesi. Bana bu işin altında başka bir gerekçe var gibi geliyor. Çünkü Necip Fazıl’dan önce çocukların ve gençlerin önünde iki ayrı idol seçeceği kişi var. Bunlardan biri Fethullah Gülen, diğeri de kendisi.

Erdoğan burada neden kendisini örnek almalarını söylemiyor yada söyleyemiyor. Çünkü Erdoğan gibi kendisini dünyanın lideri sanan bir megaloman için bu çok kolay. Oysa iş öyle söylemekle olmuyor çünkü çocuklar yetiştirildikleri okul ve dershanelerde Fethullah Gülen’i idol alarak mezun oluyor.

İşte bu yüzden Erdoğan uzun süredir polise, savcı ve hakimlere pek söz geçiremiyor, onlar tam tersini yapıp, Erdoğan’ı yıpratmak için Erdoğan’ın istediğinden daha sert ve anti-demokratik davranıyorlar. Erdoğan okul ve dershanelerin sahibi olmadığından, çocuklara istediği gibi sahiplenemiyor. Daha doğrusu Erdoğan’ın imamlığı Fethullah’ın vaizliğini yenemiyor.

Bu yüzden bir anlamda bu gençliği Fethullah Gülen’den kurtarmak için onlara örnek olarak Necip Fazıl Kısakürek’i gösteriyor. Burada Erdoğan 2 değişik taktik uyguluyor. Erdoğan’ın en büyük rakibi Fethullah Gülen, ABD’yi arkasına almasıyla, sayılmaz servetiyle, müritleriyle yükselişi durdurulamıyor ve son dönemlerde hangi partiyi desteklese iktidara getiriyor. Oysa Erdoğan onun desteği olmadan iktidara geleceğine inanmış durumda ama bunun için gençlerin en azından bir kısmını onun elinden kurtarmak gerektiğine inanıyor. Birinci taktik bu, tutar mı bilemem ama hiç sanmıyorum.

Erdoğan bu yüzden gençlere Necip Fazıl Kısakürek’i idol olarak örnek veriyor ve onun gibi yaşamalarını söylüyor. Erdoğan’ın ikinci taktiği Necip Fazıl’ın yaşamıyor olması, yani Erdoğan’a rakip olma şansının olmaması. Diyeceksiniz ki yaşasaydı bile Necip Fazıl’ın böyle bir yaklaşımı olur muydu, hiç sanmam, bence Necip Fazıl Erdoğan’ı fazla ciddiye almazdı.

Eylül 27, 2013

NECİP FAZIL KISAKÜREK GİBİ İÇİN VE KUMAR OYNAYIN!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:58 am

NECİP FAZIL KISAKÜREK GİBİ İÇİN VE KUMAR OYNAYIN!..

Paket açıklanıyor, demek ki önceki paketimiz sağlam değilmiş ki yenisi yapılacak. Pek yapılacak da denilemez esasında, AKP kimseye sormadan bize yeni bir paket monte etmeye çalııyor. Doğal olarak kimi libre-el-al ve eşhellektüeller yeni paketlerinin ne mene bişey olduğunu bilmeseler de, çoğunlukla her pakette demokrasi olduğunu sandıklarından benim için yama gibi gözüken bu paketi çok benimseyecekler…

AKP son genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni paketini yavaş yavaş açıklıyor, başkalarıyla tartışmadığına göre biz onun paketini istesek de istemesek de kabul edip kulanacağız.

Malumunuz Erdoğan darbe sonucu ve darbe yasalarıyla iktidara gelen anti-darbeci bir başbakan olduğundan dünkü paket konuşmasında “27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat düzeninin devam etmesi için bu ülkede direnenler oldu.” demiş. Hep söylemişimdir herkesin sevdiği bir darbe var diye, aynı Nazlı Ilıcakın 12 Mart 1971 darbeini darbe saymaması gibi Erdoğan da saymamış. Kendi grubundan tutuklanan yada öldürülen olmayınca bu darbeler darbe sayılmıyor. Aynı Mısır’da Hüsnü Mübarek’in darbe sonucu gönderilmesi onlara göre darbe sayılmadığı gibi Türkiye’de de onlara dokunmayan darbeler darbe sayılmıyor. Erdoğan’ın darbe dediği 28 Şubat darbesine de yazar Ataol Behramoğlu darbe demiyor.

Erdoğan dün çok yerde yaptığı konuşmalardan birinde ayrıca gençlere de yeni bir paket sunmuş. Bu konuşmasında paket olarak, pardon demeç olarak “

Fikrinizle birikiminizle tavrınızla edanızla Hakk’a sadakatinizle hak uğruna, dava uğruna sabrınızla sebatınızla birer Necip Fazıl olacaksınız. İşte o zaman üstat Necip Fazıl‘ın vasiyetini de yerine getirmiş olacaksınız.” buyurmuş.

Bu ülkede putlaştırma günlük yaşamımızda çok önemli biyer tutar. İyi ki Muhammed putlara karşı mücadele vermiş, vermeseydi ne yapardık bilemiyorum. İlk olarak putlara karşı savaşan Muhammed putlaştırılmış. Doğal olarak Necip Fazıl Kısakürek de milliyetçi ve dinciler tarafından fazlasıyla putlaştırılmış bir kişidir. Kişidir diyorum çünkü Necip Fazıl’ı sadece şair olarak görmek yada göstermek yanlış olur, gençliğinden sonra savunur gibi yaptıklarıyla o kesimin önemli bir ideloğu olmuştur Necip Fazıl.

Biz bir kişiyi putlaştırdığımızda artık onun hakkında olumsuz hiçbişey yazamayız, oysa bu onların kişiliğinin bir parçasıdır ve halka mal olmuş kişilerin özyaşam öyküleri tam olarak yazılmalıdır.

Erdoğan gençlerin birer Necip Fazıl olmasını istiyor ama hangi Necip Fazıl. Necip Fazıl’ın bilhassa gençliğinde yazdığı şiirler hiç tartışma götürmez güzelliktedir. Gençler onları şiar edinirlerse pek Erdoğan’ın istediği ideolojiyi savunmadığı gibi tam da tersidir esasında.

Necip Fazıl’ın kişi olarak en büyük özelliği gençliğinde ciddi şekilde içkiye ve kumara düşkünlüğüdür. Bu satırı kesinlikle suçlama mantığıyla yazmıyorum, ben Necip Fazıl’ın her yönüyle tanınması gerektiğine inanıyorum.

İşte bu çocuklar Necip Fazıl’ın bütün geçmişini tanırlarsa ne olacak. Çocukların bir kısmı belli bir yaşa gelene kadar Necip Fazıl gibi ciddi bir şekilde içer ve kumar oynarlarsa Erdoğan bu duruma ne diyecek. Sonuçta o insanın yaşamında böyle bir dönem var ve çok da önemli bir dönem, hatta en iyi şiirlerini o dönemde yazmış. O dönemde daha iyi şiir yazması zaten içki yada kumara bağlı değil, şeriatçılığa bağlı olmamasından, körü körüne bir ideolojiye bağlı bişeyler yazmamak zorunluluğundan kaynaklanıyor. İşin zor Erdoğan, bu paket tam uymayabilir bence, sen tek tip insan yaratma örneğini verirken istersen biraz daha düşün yada örnek verdiğin kişilerin yaşamöykülerini iyice oku, hatta Necip Fazıl’ın hangi gerekçelerle saf değiştirdiğini öğren ve ondan sonra örnek ver. Sonra bütün gençliği alkolik ve kumarbaz yaparsın da bunu Fethullah Gülen bile toparlayamaz…

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: