Ahmet Nesin's Blog

Kasım 27, 2013

11 YILIN DİNİ TARTIŞMALARIYLA KOMİKLEŞEN TÜRKİYE…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:26 am

11 YILIN DİNİ TARTIŞMALARIYLA KOMİKLEŞEN TÜRKİYE…

Devletin üst kademesinde Recep Tayyip Erdoğan’la Fethullah Gülen kavgaya tutuşmuş. Biri dini imam başbakan, diğeri dini vaiz lider, biri eski işçi, diğeriyse eski vaiz, şimdi paraya para demiyorlar.

Erdoğan’ın milletvekili olmasına neden olan Jet-Pa başkanı Fadıl Akgündüz Cübbeli Ahmet ile yollarını ayırmış. Dolandırıcılıktan yargılanan ve yurt dışına kaçan dini işadamı dini adam Cübbeli Ahmet’e dini Kanal STV’ye çıktığı için kızmış.

Gazeteci olduğu söylenen Fatih Altaylı Cübbeli Ahmet’i TV’ye çıkarıp, 2-3 kez gülünce “Sen de bizim gibi adammışsın yahu…” diyerek dini komikliğin önemine vurgu yapıp Cübbeli Ahmet’in 2 ayağı ve 2 kolu olduğunu bize kanıtlamıştır.

Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı bugünkü yazısında dini lider Fethullah Gülen’e açık mektup yazarak “Zaten sizin de sözünüz dinlenmezse çok ama çok sancılı bir döneme gireriz.” diye yalvararak dini başbakanla elele vermelerini ve henüz dini devlet yapısının tam olarak kurulmadığını açıklamaya çalışmıştır.

Dini bütün başbakan gençlerin kızlı erkekli çay içtiklerini, aynı evde kaldıklarını açıklayarak 3 çocuk için leyleklerin göçünün durdurulmasını emretmiştir.

Dini bütün başbakanından gazı alan AKP Kayseri dini bütün milletvekili Sadık Yakut kızlı erkekli eğitimin yanlış olduğunu söyleyerek dinine ve dini bütün partisine ne kadar sadık Yakut olduğunu kanıtlamıştır.

Trabzon’un dini bütün il milli eğitim müdürü “Falanca yurdumuzda kız ve erkek öğrenciler aynı merdiveni kullanarak” diyerek merdivenleri şikayet etse de halkımız tarafından yanlış anlaşılmıştır.

Mersin’de bulunan Nevit Kodallı Lisesi’nin dini bütün müdürü kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine 45 santimden fazla yaklaşmalarını yasaklayarak dini açıdan en şanslı sayının 46 olduğunu kanıtlamış ama 45 santimi söylerken kimi örnek aldığını açıklamamıştır.

Çalışan kadın kocasını aldatır” diyen dini büsbütün imam esasında imam hatip liselerinde kızların okutulmamasını anlatmaya çalışsa da bunu açıkça söyleyemediğinden başka camiye sürülmüştür.

Dini bütün avukat Ömer Tuğrul İnançer inançlı bir nefer olduğunu kanıtlamak için “Hamilelerin sokağa çıkması terbiyesizliktir…” diyerek dini bütün Erdoğan’ın 3 çocuk mantığıyla ters düşerek kafaları karıştırsa da TRT üst kurulu tarafından felsefi bir açıklama yaptığına inanılmıştır…

Ordu’nun dini bütün valisi Ali Kaban erkeklerin ayakta işemesini dine aykırı bulduğundan Ordu’daki bütün camilerde pisivuarların kaldırılmasını emretmiş ve 2010 yılında başbakanlık baş danışmanlığına atanarak bize yaralı parmağa işemenin ne kadar doğru bir deyim olduğunu kanıtlamıştır. Ali Kaban şimdi Zonguldak valisi olup çevresindeki pisivuarları denetlemektedir.

Kadının kapanmasında erkeklerin getirdiği yasağı kadının özgürlüğü diye alıp yasağın özgürlük olduğu konusunda dünya modeli olmuşuz.

Bütün bunları neden mi yazdım, demokratikleştiği iddia edilen Türkiye’de son 11 yılda neleri tartıştığımızı, nelerle meşgul olduğumuzu anlatmaya çalıştım. Nasıl demokratlaşmışız ama değil mi, tadından yenmiyor…

Reklamlar

Kasım 24, 2013

BIKTIM BU ERDOĞAN VE GÜLEN’DEN!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:26 am

BIKTIM BU ERDOĞAN VE GÜLEN’DEN!..

Geldiğimiz nokta ne ilginç değil mi, koca koca insanlar televizyonlara çıkıyorlar ve eğitim sistemini konuşuyorlar. Daha doğrusu siz eğitim sistemi konuşulacak sanıyorsunuz, oysa onlar Erdoğan’ın kafasındaki eğitim sisteminin Fethullah Gülen’e karşı siyasi bir manevra olduğunu konuşuyorlar.

Başka kanala geçiyorsunuz, orada da Kürt sorunu yada açılımı konuşuluyor zannederken bir de bakıyorsunuz ki Erdoğan’la Fethullah Gülen’in bu konuda aynı düşünmedikleri tartışılıyor.

Konu biter mi bizde, belirli insanlar her konuda uzmanlar, onlar da başka kanalda MİT’in yeni yapılanmasını tartışıyorlar, siz yeni ajan tipleri, teknoloji konuşulacak diye aval aval bu beyefendi ve hanımefendileri dinlemeye çalışırken onlar Gülen hoca efendilerinin MİT müsteşarını beğenmediğini söylüyor.

Ülkenin ciddi sorunlarından biri adalet mekanizması, önceki akşam başka kanalda, başka konuların uzmanları başka konuları konuşurken bu kez diğer kanalda adalet sisteminin nasıl Gülenci olduğunu, hakim ve savcıların taraf tuttuğunu ve Erdoğan’ın bile artık Gülenci hakim ve savcılardan bıktığını konuşuyorlar.

Bizde sorun biter mi, adaletin tartışıldığı yerde emniyetin tartışılmaması olasılığı var mı, haydi dostlar işbaşına, Gülen’in emniyet müdürlerinden rahatsız olan Erdoğan’ın onları nasıl merkeze çektiğini ballandıra ballandıra anlatıyorlar.

Hangi bakanlıkta bir sorun varsa, o sorun Gülen-Erdoğan üzerinden konuşuluyor. Her tartışmaya bir de Atatürkçü katılıyor, onlar ağzını açtığında hem Gülencilerden hem de Erdoğancılardan fırça yiyor. Sanırım bu taraflı kanallar Atatürkçüleri demokrat olduklarını göstermek adına aralarına alıyorlar.

Son tartışma da dershaneler, Erdoğan çoğu Gülencilerin olan dershaneleri kapatacakmış, “MIŞ” diyorum çünkü partideki herkes ayrı çalıyor, yandaşlar ayrı yorumluyor. Yazan ağır yazılar yazıyor da, TV’ye çıkınca hepsi “Sayın Başbakanım diyorlar ki…………..” deyip, “Ama sayın Gülen Hoca Efendi Hazretlerimiz de buyurmuşlardır ki, nitekim bu dediği ayet olarak da vardırlar zaten…………” diyerek halkı ve beni aydınlatıyorlar.

Aralarındaki kavga yeni çıkmış ya, hiçbiri “Yahu, hoca efendimiz bu iktidar döneminde beraat etti, en kolay Türkiye’ye gelebileceği dönem bu dönem, niye teşrif etmiyorlar da, biz el ayak öpmeye hep ABD’ye gidiyoruz?..” demiyorlar. Sanırım akıllarına gelmiyor, bu konuda alayı unutkan…

Dershane tartışmasıyla beraber yeni bir tartışma başladı, “Erdoğan Gülen’in dershanelerini kapatırsa, ona karşı bu siyasi tavrı alırsa oy kaybetmez mi?

Erdoğan ilk Kürt Açılımmayalımını açıkladığında Kürtlerden oy alacağını sandı, oysa Kürtler bunu PKK ve BDP başarısı olarak gördüklerinden oylarını AKP yerine BDP’ye verdiler. Bu anketlerde ortaya çıkmıştı zaten.

O açılımmayalımdan vazgeçti ve seçimlere açılıp saçılmadan girdi. Bir de baktı ki Kürt ve sosyalist milletvekilleri neredeyse 2 kat artmış ama açılımı da yapmak zorunda. Başlayınca oy artmıyor, Kürdistan’dan AKP’ye gelen oylar daha çok dinci Gülen ekibinin oyları, o zaman tek yol var, Gülen’e rağmen o oyları arttırmaya çalışmak.

Büyük olasılıkla Belediye seçimlerine kadar dershaneler kapatılmayacak ama bu demoklesin kılıcı gibi başlarında olacak. Erdoğan Gülen ekibinin bu seçimde CHP’ye sıcak baktığını biliyor ama bunu henüz açıklamıyor. İş biraz daha sertleştiğinde bence bunu da açıklayıp, CHP’ye oy vermeyi sindiremeyen yada sindiremeyeceğini sanan Gülencilerin oyuna gözü dikecek. Başarılı olur mu bilemem, çünkü bu taban daha önce yan yana gelmesi olanaksız sanılan Bülent Ecevit’i iktidar yaptı.

Fethullah Gülen’in oyu ne kadar diye araştırma yapanlara 2 örnek vermek isterim. Erbakan 95 seçimlerinde yüzde 21.38 oy alarak birinci parti oldu. Şu anda devamı olan Saadet Partisi’nin oy oranı yüzde 1.5. 99 seçimlerinde Bülent Ecevit’in aldığı oy oranı yüzde 22.17. Bir sonraki seçimde aldığı oy oranı ise yüzde 1.22. Ne kadar yakın oy oranları değil mi? Bu oyları yarı yarıya bölerseniz Gülen’in oyu çıkar. Şimdi buna bir de 18 yaş grubunu eklerseniz yüzde 15 ila 20 arasında değişir. Çok mu şaşırdınız, hadi canım, ne var bunda şaşıracak?

Kasım 22, 2013

ERDOĞAN-GÜLEN KAVGASI AKP KURULUNCA BAŞLAMIŞTI…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:44 am

ERDOĞAN-GÜLEN KAVGASI AKP KURULUNCA BAŞLAMIŞTI…

Bir kavgadır almış başını gidiyor, siyasette kavga hiç bitmez, bizim gibi geri kalmış yada kaldırılmış ülkelerde kavga daha değişik olur, yerleşik düzene geçişimiz çok es olmadığından parti sistemine de alışmamışız henüz. Daha doğrusu örgütlülüğe alışmamışız, emir komuta zinciri hep süregelmiş. Böyle olunca da mevcut bilinen partilerin tabanı var mı yok mu kesin olarak anlayamıyoruz. Dinci bir taban var ama bu AKP’ye oy veren yüzde 50’nin çok altında, sosyal demokrat taban CHP oylarının altında, Kemalist kesim de tam olarak CHP’yi yansıtmıyor, Liberal sağ tam olarak ne Demokrat partiyi ne de Adalet Partisini yada ANAP’ı tam olarak yansıtmadı. Kürtlerin yada BDP’nin bir tabanı var, o tam olarak yansıyor, bundan sonraki artış tam olarak BDP tabanı olmayabilir ama diğer partiler gibi çok yüksek bir oy oranı değişmez. Yani BDP yada HDP yüzde 30’a çıkıp da bunun sadece yüzde 9’u Kürt ve sosyalist oylar olmaz, bu yüzden bu parti tavan ve taban olarak ayakları sağlam yere basan parti olarak kalır, diğerleri kendi iç kavgalarını hep yaşarlar.

Şimdiki kavga AKP içinde ve artık ayyuka çıkmış durumda. Bu kavgayla ilgili hangi yazıyı okusam yada TV’lerde hangi kavga uzmanını dinlesem Fethullah grubunun MİT müsteşarı Fidan’ın soruşturma istemine bağlıyor. Ya bunu söyleyen kişiler Türkiye’de yaşamıyor yada ben uzaylıyım. Çünkü bu kavga AKP’nin kuruluşuyla beraber başladı.

Ben yazılarımı yayınladığım siteyi 2008 yılında kurdum. Her yıl o yılla ilgili yazılarımı kitap haline getirdim. Bunlar benim o yılları nasıl değerlendirdiğime ait yazılar. 30 Mayıs 2008’deki yazımda “Fethullah Gülen Türkiye’ye ancak hedefine ulaştığını görürse ve bu dönemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan izin verirse gelir. Türkiye’de demokrat-dinci ikileminin yanında, ayrıca bir de imam-vaiz ikilemi yaşıyoruz…” demişim. Daha sonra 23 Nisan 2009’da “ERDOĞAN’I BİRİLERİ DEFTERDEN SİLDİ Mİ?” başlıklı yazımda da “Gülen ekibi desteğini AKP’den değil Erdoğan’dan kesti…” diye yazmışım.

Bu yazılarım bugüne dek geldi, bu kavgayı her yıl 2-3 yazıyla belirttim. Bu kavganın çok nedeni var. En önemlisi Nur tarikatından olan Gülen ekibi çok partili dönemden itibaren hep liberal sağ kesimi destekledi, hep Menderes’i, Demirel’i destekledi. Onların karşısındaki Necmettin Erbakan grubunu –ki Demokrat Parti döneminde parti olarak yoktular zaten- desteklemedi. AKP olayıyla beraber iş biraz değişti ve Gülen ekibi Erdoğan’ı yani Milli Görüş grubunu destekledi.

Bu destekle beraber çok ciddi bir sorun ortaya çıktı, 2 dini lider çıktı ortaya, sadece dini lider de değil, 2 megaloman çıktı. Aralarındaki tek fark Erdoğan’ın seçmeni var, Gülen’in tabanı. O yüzden Gülen beraat ettiğinde Erdoğan iktidarda kaldığı sürece Türkiye’ye gelemez diye yazdım. Gelseydi herkes Gülen’in kapısına koşacaktı, onun dershane ve okulları sayesinde müritleri vardı, oysa Erdoğan AKP’yi kurarken Milli Görüş düşüncesini eleştirerek ayrıldı, yani müritlerin bir kısmı eski partisinde kaldı.

İşte bütün sorun burada, Erdoğan nereye el atsa yada atama yapsa işin altından Gülen evlerinden yetişmiş kişiler çıktı. Yani bu kişiler kerhen destekledi Erdoğan’ı, emirleri hep Gülen’den aldılar. Darbe mahkemelerinde ipler Erdoğan’ın elinden gitti, bütün gözaltı ve tutuklamalar Gülen ekibi tarafından yapıldı, Erdoğan piyon başbakan olarak kaldı.

Erdoğan’ın seçmen sayısı Gülen’in tabanından fazla olabilir ama biri geçici diğeriyse kalıcı. Bilhassa Gezi olayları Erdoğan’ın liberal seçmenini –daha önce DP’ye, AP’ye, ANAP’a, DY’ye ve CHP’ye oy vermiş bir kesim şu an AKP’den rahatsız ve oy verecek parti arıyor. Erdoğan bunun farkında değil ve bundan sonra da AKP’nin başında olmayacağı için Çankaya’ya çıkıp, AKP’yi Gülensiz bir bahçe, kendine amade bir parti haline getirmek istiyor. Ne zaman ki son kongrede, son başkanlık dönemi olduğunu açıkladı kendi partisindeki destek sistemi de değişti. Belediye seçimlerini öne çekemedi, Gülen ekibi karşı durdu, çünkü zaman kazanmaları gerekiyordu, kimi destekleyecekleri henüz belli değildi.

Erdoğan dershaneleri kapatmak istiyor, çünkü oralardan mezun öğrencilerin çoğu Gülen askeri olarak çıkıyor ve Erdoğan’ı kerhen destekliyorlar. İşte Erdoğan bunu anlamakta gecikti. Biz “Her yanı Gülenciler sardı…” diye yazdığımızda, o sadece gülümsedi, onları hep yanında sandı. Oysa şimdi Erdoğan’ın her yanını Gülenciler sardı ve kavga büyüdü. Şimdi bu seçimler Erdoğan’ın gücünü ortaya çıkaracak. Erdoğan geri adım atmazsa CHP belediyelerde ummadığı başarıyı gösterebilir. Bu CHP başarısı mı olur onu bilemem ama AKP düşüşe geçer. Belediye seçimlerinden başarıyla çıkamayan Erdoğan Çankaya ve genel seçimleri için daha kavgacı ve agresif olacak

Esasında bütün bunları tek tümceyle de anlatabilirim yada bütün kavga uzmanları anlatabilir: ABD Erdoğan’ı defterden sildi. Yeni Zübükler şen ola… Yarın da Erdoğan’ın kimlerin oyunu çalmaya çalıştığını yazacağım.

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: