Ahmet Nesin's Blog

Ocak 22, 2014

ESAD’IN KATLİAMINA KIZANLAR TÜRKİYE’YE DE BAKMALI…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:52 am

ESAD’IN KATLİAMINA KIZANLAR TÜRKİYE’YE DE BAKMALI…

Bugünlerde ne olursa herkesin diline pelesenk olmuş bir tümce var: “Zamanlaması çok manidar.” Hele Erdoğan’a karşı yapılan her şey manidar. Son olarak Suriye aşist devlet başkanı Esad’ın yaptığı katliamın fotoğrafları yayınlandı, onu da konferans öncesi “Manidar” bulanlar var. Ama ortak bir nokta var ki, o da herkesin bu fotoğraflarla faşizmi açık açık gördüğü ve karşı çıktığıdır.

Bu kadar insan karşı çıkınca aklıma Türkiye’de yaşananlar geldi. Neden Türkiye’de yaşananlara bu kadar insan karşı çıkmadı, bunu oturup herkesin düşünmesi gerekir diye düşünüyorum.Hele hele aşağıda koyacağım fotoğrafların yaşandığı olaylara kimi siyasetçi ve aydınların ne yüzle karşı çıktığını anlamakta zorluk çekiyorum

Bu fotoğrafların 2 tanesi Madımak, ikisi Çorum, biri 1 Mayıs 1977, diğerleri de Kahramanmaraş olaylarının fotoğrafları. Bunları Esad yapmadı ve Esad’a karşı çıkanlar  bu olaylara sessiz kaldı.

Daha çok foto koyabilirdim, yakılan köyler, öldürülen PKK’lilerin kulaklarından yapılan kolyeler filan ama bunun sonu yok. Bu fotoları sadece kendimize biraz daha iyi bakmamız gerektiği için koydum yada yanımızdakilere bakmamız için. Esad’tan farkımız var mıymış, buna siz karar verin. Bizim dilimizde tüy bitti de…

ResimResimResimResimResimResimResimResim

Ocak 21, 2014

BARACK OBAMA SANA “BIRAK ARTIK” DEDİ Mİ ERDOĞAN!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 4:53 am

BARACK OBAMA SANA “BIRAK ARTIK” DEDİ Mİ ERDOĞAN!..

Ortalık toz duman, herkes birbirini suçluyor, bugünkü Türkiye’yi nasıl değerlendirdiğimi sorsalar sanırım tek bir tümceyle anlatırdım: “Demokrat olmayan herkes demokrasiyi konuşuyor…

Demokrasiden nasibini almamış dinci AKP, ırkçı MHP ve tek savunusu Atatürk olan CHP’yle Türkiye’nin nasıl daha demokrat olacağını konuşuyoruz. On küsur yıldır dini nasıl kullanırsak daha demokrat oluruz diye konuşup duruyoruz. Ve biz halka dine yöneldikçe demokrasiden uzaklaşacağımızı anlatamıyoruz. Bu beceriksizliğimizden değil, toplumun buna hazır olmamasından kaynaklanıyor.

Türkiye’de hangi partinin iktidar, kimin başbakan olacağına ABD karar veriyor, bunu bilhassa 12 Eylül darbesinden sonra iyice somut bir şekilde anladık. Başbakan olacakların Amerika’ya gitmesi bunu artık gizlememesi bizim işimizi kolaylaştırdı esasında. İktidarları getiren ABD doğal olarak darbelerin de hazırlayıcısı. Darbelere karşı çıktığını söyleyen AKP ve libre-el-al grubu hiç bu konuda ABD’nin de araştırılması gerektiğini söylemedi yada yazmadı.

Hem 12 Mart hem 12 darbesinde Hava Kuvvetleri Komutanları Muhsin Batur’la Tahsin Şahinkaya’nın ABD’de olmaları asla sorgulanmadı. Bana göre çok önemli olan bu 2 dış seyahatin nedenini araştıran kimse anımsamıyorum ben.

Şimdi herkes Recep Tayyip Erdoğan’la Fethullah Gülen’in çok iyi geçinirken neden ve nasıl kavgaya girdiğini konuşuyor. Oysa kavga hep vardı ama ABD Erdoğan’ı desteklediği ve Gülen’e de desteklemesi için emrettiği için belli olmuyordu. MİT olayına kadar benim dışımda bu kavgayı yazan çıkmadı, ben 2008’de yazdığımda da zaten kimseyi inandıramamıştım. Oysa işin içinde bir gariplik vardı ve Gülen’in de içinde bulunduğu Nur tarikatı AKP’ye kadar hiçbir zaman dinci bir partiyi desteklememişti. Doğal olarak bence bu destek suni bir destekti ve kavga çıkması su götürmezdi.

İşte burada benim aklıma 2 soru geliyor:

1-      Eğer ABD hâlâ AKP’yi yada Erdoğan’ı destekliyorsa Gülen ekibi hangi cesaretle bu kavgaya girebildi.

Yada,

2-      ABD Fethullah Gülen’i hem orada barındırıp, hem de destekliyorsa, ilk çıkışında ılımlı İslam adına desteklediği AKP’ye Gülen’in rest çekmesine neden ses çıkarmıyor.

İkinci sorunun daha Türkçesi şu esasında: ABD Erdoğan’ı dışlamasa Gülen bu kadar rahat muhalefet edebilir mi? Yada tersi esasında, Erdoğan ABD’nin hâlâ desteğini alsa, kendisi gibi ABD desteğini alan Gülen’i yok etmeye çalışabilir mi?

Kafamdaki bu sorular dahilinde benim aklıma şu soru geliyor, son yada bir önceki görüşmesinde Barack Obama, Recep Tayyip Erdoğan’a “Partinin başından git, seni değil başbakan, cumhurbaşkanı bile yapmayacağız, köşende otur!..” dedi mi.

Bence dedi, bu konuşma olmadan Erdoğan ABD büyükelçisi için, “İçişlerimize bu kadar karışma, gerekirse göndeririz…” diyemez. Bence Erdoğan kendisine tavır koyan ABD’ye tavır koyarak Gezi olaylarından başlayarak düşen popülerliğini toparlamaya çalışıyor, düşen karizmasını arttırmaya çalışıyor.

Ben bu tümceyi duymadım ama son zamanlarda yaşadıklarımla bunun gerçekleştiğine inanıyorum. Obama, Erdoğan’ı defterden sildi ve yenisini arıyor. ABD 4. Askeri darbeye izin vermedi ama Erdoğan’ın sivil darbesini de örtbas edemedi. Doğruyu söyle Erdoğan, Obama sana ne dedi?

Ocak 18, 2014

ERDOĞAN BAKANLAR KURULUNU MERKEZE ÇEKTİ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 8:15 am

ERDOĞAN BAKANLAR KURULUNU MERKEZE ÇEKTİ!..

Türkiye en demokratik dönemini yaşıyor, Fethullah Gülen, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeteri kadar demokrat olmadığını söyleyerek savaş açtı, Erdoğan da Gülen’in kendi derin devletine karşı paralel devlet kurduğunu söyleyerek hizmet hareketini dağıtmaya çalışıyor. CHP başka bir alem, Kılıçdaroğlu partisinin yeteri kadar demokrat olduğuna inanmadığı için 12 Eylül darbesi sonrası CHP’lileri ve sosyalistleri öldürmekten yargılanan MHP’yle seçim işbirliğine gidiyor, MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli’yse CHP’nin sol olmadığını anladığından onlarla seçim ittifakına gidiyor. Bununla kalsa iyi, ulusalcı çizgi MHP’yle koalisyon kuran CHP’ye kızıp Fethullah Gülen hareketine karşı yapılan tavrı eleştirip neredeyse bu sıralar Gülen’i destekliyor. Çünkü onlar da Kürtlerle barış yapılmasına karşı duruyorlar.

Anlayacağınız biz sosyalistler demokrasinin ne olduğunu anlamakta zorlanıyoruz. Adana Kitap Fuarı’nda emekli öğretmen bir yazarla sohbet ettim dün. CHP’nin belediye başkanlığı için yanlış aday koyduğunu, 4 yıldır bir MHP’linin solla çok iyi geçindiğini ama aday yapılmadığını söylüyor, çok iyi geçinilen solun da CHP olduğunu söylüyor. BDP ve HDP’nin sol olmadığını söyleyip Ülkü Ocakları’nın elinden nasıl kurtulduğumuzu unutuyor. Ama olsun o saçını uzatıp kuyruk yaptığından kendisinin tam demokrat olduğuna inanıyor. 68’liler Vakfı’nın yöneticileri demokrasi adına hangi ilde CHP’nin, hangi ilde MHP’nin kazanabileceği üzerine loto oynuyorlar.

En zor iş hükümet başı olduğundan dolayı Erdoğan’ın, Fetocu olduğuna inandığı bir savcıyı önce görevinden alıp aynı ilde başka ilçeye veriyor, o ilçede sıkıntı olunca başka ile atıyor, o başka ilin valisinden gelen şikayet üzerine onu o ilin ilçesine gönderiyor. Bakıyorlar ki adam hâlâ konuşmaya devam ediyor, merkeze alıyor. İyi de merkeze almakla işi çözemiyorlar ki, son alınan rakama göre 6 bin kişinin yeri değişmiş, hangi birini merkeze alacaksın, merkezde oturacak yer bulamıyorlar. O kadar karmakarışık ki, sürülen yada yeri değiştirilen yetkililer yanlışlıkla aynı makama 1-2 kez daha atanıyor.

İş savcı ve emniyetle bitse iyi, yıllarca kolkola gezer gibi yaptığı Fetocuların arasında milletvekilleri de var, onlardan muhalefet gelince Erdoğan onları disiplin kuruluna veriyor, onlar da demokrat olduklarından disiplin kurulu karar vermeden hemen istifa ediyorlar. Mecliste merkeze alınmış milletvekilleri çoğalıyor.

Daha istifa olacağı söylenirken Erdoğan arasıra da olsa değişik demeçler veren bakanlardan şikayetçi ama bunu tam olarak kamuoyuna yansıtamıyor. Son aldığım habere göre bakanlar kurulunu da merkeze alacakmış.

Anlayacağınız Erdoğan zor durumda, yıllarca savunduğu ve kendisinin de mezun olduğu İmam Hatip Liseleri onu sıkıştırmış durumda çünkü oradan mezunların çoğu Fetocu. Düşünsenize Erdoğan’ın durumunu, savunduğu yada kendi söylemiyle beslediği (Ne istediniz de yapmadık) herkes ona karşı duruyor, çıldırmamak işten bile değil. Dün bankalar genel kurulu mu ne oradan da görevden almalar başladı, 2-3 yerden daha merkeze çekmeler yaşandı ama artık isimler aklımda kalmıyor.

Hakim ve savcılar yasasını tam değiştirecekken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasanın nasıl yapılmasını meclisteki diğer parti liderleriyle görüşüp ayrı bir çomak sokuyor.

Durum çok vahim, Erdoğan kimin adını ansa kendisine muhalif çıkıyor, epileptik davranış biçimi hız kazanıyor, sinirlenmeler had sahada, kendisi gibi anidenbire zengin olan oğlunun bunu nasıl yaptığını anlatması zor, ilaçlar yetmiyor, kendisi dışında herkes merkeze, Erdoğan Kekeneze…  Çıldır turizm otobüsü kapıda bekliyor, biz de demokrasiyi…

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: