Ahmet Nesin's Blog

Nisan 20, 2014

KEŞKE HAREMİNLE MEKTUPLAŞSAYDIN ERDOĞAN…

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:13 am

KEŞKE HAREMİNLE MEKTUPLAŞSAYDIN ERDOĞAN…

Türkiye siyasetini uzun zamandır dinlemeler ve çekilen videolar idare ediyor. Doğal olarak da herkes kıçından korkuyor, ben ne zaman dinlendim yada filme alındım korkusu doruk noktasında.

AKP son genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu dinlemelere takılmış biri, o yüzden son seçimlerde 11 yıldır sahte kankası gibi davrandığı Fethullah Gülen’e ateş püskürdü. Erdoğan’ın konuşmalarında daha çok paranın nasıl saklanması üzerine ders notları çıktı, hangi çocuğunun daha yetenekli para saklayıcısı yada yok edicisi olduğunu kendisinin konuşmalarından öğrendik.

Bu arada önceki gün hırsızlık konuşmaları olduğu iddia edilen Erdoğan’ın Türkiye’sinde yeni bişey yaşadık, Aziz Nesin’in “Şimdiki Çocuklar Harika” kitabını öğrencilerine öneren 13 öğretmen hakkında soruşturma başlatılmış. Herkes şaşkın şaşkın beni aradı, Paris’te Cumhuriyet ve Birgün gazetelerini bulamadığımdan eşime alması için telefon ettim. Gerekçesini gelince öğrendim: “Küfürlü ve Türk aile yapısına uygun olmayan içerik.

Aziz Nesin’in hangi kitabında küfür var, doğrusu okumadığım 3-5 kitabında varsa bilemem ama ben okuduğum kitaplarda küfür anımsamıyorum. Günlük yaşamında küfür etmeyen Aziz Nesin kitaplarında niye küfür etsin, onu da anlamış değilim.

Şimdiki Çocuklar Harika” kitabı 2 küçük çocuğun, Zeynep’le Ahmet’in mektuplaşmalarıdır. Aynı okula giden ve aynı apartmanda oturan çocuklardan birinin babası başka şehre tayin olur ve çocuklar mektuplaşmaya başlar. Mektuplarda büyüklerini eleştirirler, çarpık sisteme takıntılıdırlar esasında. Çocuk kitabı gibi algılanan kitap esasında öğretmen ve anne babalar içindir.

Bu arada Erdoğan tapeleri çıktığında bir tümce kullandı, “Haremimize kadar girmişler…” dedi. Haremin ne olduğunu burada açıklamama gerek olduğunu sanmıyorum, zaten bilmeyenler de “Muhteşem Yüzyıl” dizisinden öğrenmiştir.

Şu an bu ülkenin bir başbakanı var ve haremi olduğunu kendi söylüyor, bunu söyledikten sonra seçim kazanıyor, bu ahlaka mugayir sayılmıyor, Türk aile yapısına uygun bulunuyor, muhteşem halkımız kendisine oy veriyor ama Aziz Nesin’in çocukların mektuplaşmaları üzerine kurduğu romanını öneren 13 öğretmen soruşturmaya uğruyor. Bence bu onlar için onurdur.

Türk aile yapısına uygun olmayan nedir diye düşündüm 3 gündür. Bence bir kız çocuğuyla erkek çocuğunun arkadaşça mektuplaşmaları uygun gelmemiştir o kafasız kafaya.

Keşke mektuplaşmanın önemini anlayacak zihniyette olsaydın Erdoğan, Türk aile yapısına uygun hareminle mektuplaşmaların olaydı da biz de onları kitap halinde basaydık. O zaman belki ben de sana oy verir, ne moderen başbakanım var, diye kasım kasım kasılırdım. Şimdiki başbakanlar harika…

Nisan 11, 2014

SENDE UTANMA OLMADIKTAN SONRA!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 4:03 am

SENDE UTANMA OLMADIKTAN SONRA!..

Bu yaşıma geldim, yaşamımım en ilginç başbakanını görüyorum. Adam seçimi kazanıyor, dağları ben yarattım diye kızıyor, seçimi kaybediyor, kaybedildiği için kızıyor. Hani çocuklar okulda kimi öğretmenler için “Ne yapsan kabahat…” der ya, bu da o cinsten. Kızmaları elinde değil aslında, epileptik davranış biçimi gösterdiğinden bu kızgınlıkları tik haline gelmiş durumda. Doktorlar bu konu üzerinde rapor hazırlayabilseler başbakanlıktan alınması gerek, bu hastaların bakanlık ve başbakanlık yapmaları yasak çünkü.

Geçenlerde “Utanmadan sıkılmadan hala bize diktatör diyor. Bizim milletimiz diktatörlere bu kadar sevdalı mı ya? Nasıl oluyor da gelip bu kadar iştiyakla aşkla partimizin peşinde bütünleşiyor. Bize diktatör diyen kalemlerin koltuğa gömülenlere bir çift sözü yok mu?” diye bir açıklama yapmış Erdoğan.

Gerçekten ben de çok ayıpladım bu tip yazı yazan kalemleri. Aklıma kimi söylentiler geliyor ama bunlardan dolayı da adama “Faşist” denmez ki be gülüm.

Acaba,

Kendisine derdini anlatan çiftçinin anasına sövdü diye mi dediler acaba?

Yoksa kimi gazetecileri aleyhinde yazıyor diye işten attırdığı için mi “Faşist” dediler, sanmam canım, bu kadar hata kadı kızında da olur.

Belki “Alo Fatih” tendir yada bizim yazıları 20 dakikada yazdığımızı sanmasındandır,

Olsa olsa anidenbire zenginleşmesinden olur, delik ayakkabıyla dolaş, sonra da oğluna gemicik al, pek demokrasiye uygun gelmedi ama faşizm de diyemem.

Yoksa grev sözcülüğünden gelip de 1 Mayıs İşçi Bayramı’na karşı aldığı tavırdan olmasın.

En aklıma yatan Istanbul Belediye başkanlığından sonra kendisine açılan dolandırıcılık davaları esasında ama dolandırıcılık da faşizmi gerektirmiyor ki.

Çalınan sınav kağıtları da olamaz, işe aldığı yeteneksiz ama yalaka kesimi de, çünkü onlar ben doğduğumda da vardılar, bir seçim rakı içip, diğer seçimde 5 vakti 10’a çıkarabilirler. Zaten onlar zararsızdır, arasıra raketle rekat yer değiştirir o kadar ve hep kaza kılıp, yalakalık yaptıklarından belleri lastikleşmiş, gövde öne doğru eğik durur ve yüzlerini görme şansımız yoktur. Onları çoğunlukla arkadan arka yalarken görürüz.

Son seçimde çalınan oylardan dolayı olmasın sakın ama elemterefiş kem gözlere şiş için “Faşist” olmaya gerek yok ki, bunun için bizim gibi aptallar yetiyor zaten.

Belki de Suriye’ye 4 eleman gönderip, kendi ülkesine 8 füze attırmak istemesinden “Faşist” diyorlardır ama oluşmamış eylemden “Faşist” olunmaz ki be canım.

Son aklıma gelen Gezi olaylarında katledilen çocukların öldürülme emrini kendisinin vermesi. Bütün bu saydıklarımdan yada unuttuklarımdan dolayı adama “Faşist” mi denir be kuzum. Sizde hiç utanma yok mu kardeşim, hadi o bunları yapıp aday oluyor, sen niye bunları yazıp bizi dış mihraklara lanse ediyorsun, acan mısın ne? Gerçekten bizim milletimiz bu diktatörlere bu kadar sevdalı mı yaaaaaaaa?

Nisan 7, 2014

FARZEN

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:07 am

FARZEN

 

Sen eskiden

Fuhul-î peşşegir’din (En iyi sinek yakalayan)

Fırsat bîn’din,

Fuzulî şiirler okudun

Füc’eten (Birdenbire) adam saydılar seni…

Sünnetle, düğünle

Cebini fülûs’la (Parayla) doldurdun,

Fukara’yı bab-ullah’ın (Allahın fukarası)

Oyuna göz diktin…

Senin bir facir (Günahkar)

Ve faide-cu (Faydacı) olduğunu bilmediler

Şimdi faîl-i müstakil (Kendi yapan) bir şekilde

Fail-i muhtarsın… (Özgür, hükümdar)

İnsanlar fikdan-ı nakd (Para darlığı) içinde

Fazilat’la fazihat’ı (Faziletle rezilliği) karıştırdın

Böyle durumlarda adamın ağzına

Fülfül (Karabiber) sürerler…

Ama senin

Ferman-ı vacib-ül’lerin (Yapılması gerekli emirler)

Fermude (Emir) ve fermuarların var

Sen bir füru maye’sin… (Alçak, soysuz)

Rabbena sana nakd-i firavan (Bol para)

Ve ömr-i firavan (Bol ömür) versin…

Sen de bigün fakr-ı hâl’e (Muhtaç durum) düşersin

Senin de fi-i kat’in (Son fiyat) vardır…

Faide-cülük ci- faide (Neye yarar)

Faide-mend’lik bi-faide… (Faydasız)

Bu ülkenin fedakâranı

Sana fazail-i ahlakı (Ahlak Faziletleri)

Fazail-i aliyeyi (Yüksek faziletler)

Ve fazail-i asliyeyi (Temel faziletler) öğretir

Zira asliye ceza sana az gelir…

 

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: