Ahmet Nesin's Blog

Ağustos 24, 2014

ERDOĞAN TİR TİR TİTRİYOR!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 8:02 am

ERDOĞAN TİR TİR TİTRİYOR!..

 

Bu yazının onlarca değişik başlığı olabilirdi, ben ilk aklıma geleni yazdım. Herkes Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra istifa etmediğini, Yüksek Seçim Kurulu’nun oyalandığını yazıyor ama kimse bunun nedenini tartışmıyor. Meclis başkanı da gerekeni yapmıyor ve bu tartışma anayasal suç olarak işlenmeye devam ediliyor.

Peki bu anayasal suç neden işleniyor, bu kadar kişi ve kurumun bu suçu işleme gerekçesi ne, yazan yada söyleyen yok.

Oysa durum çok açık, normal şartlarda Erdoğan’ın dokunulmazlığının kalkması ve 28’ine kadar sırasının gelmesi gerekiyor. Ancak Erdoğan’ın dokunulmazlığı kalktığı anda mahkemeye çağrılması ve ifadesinin alınması gerekiyor. Bunlardan dolayı tutuklanabilinir de, onca suç isnadı varken ve ortalık bilhassa hukuk anlamında toza dumana karışmışken Erdoğan’ın başına herşey gelebilir.

İşte kişi ve kurumlar Erdoğan’la beraber bunu önledi, engelledi. Erdoğan’ın yargılanmasını ve tutuklanmasını önledi. Bunu meclis başkanı önledi, YSK önledi, AKP önledi, Abdullah Gül önledi, suça hep beraber iştirak ettiler.

Erdoğan o yüzden en büyük hedefi olan cumhurbaşkanlığına çıkmasına karşın hâlâ “Yusuf Yusuf”, ödü pohuna karışmış durumunda…

Aynı şey Abdullah Gül için de geçerli, 28’inden sonra o da yargılanacak. Necmettin Erbakan’ın mahkum olduğu yolsuzluk davasından yargılanacak. Hem de ne dava ki Gül Erbakan’ı aynı davanın sanığı olmasına karşın cumhurbaşkanlığı yetkileriyle affetti, önce hapisten kurtardı, sonra ev hapsini kaldırdı, en son da siyaset yasağını kaldırtıp bir hırsızın siyaset yapmasına izin verdi.

Şimdi anladınız mı Erdoğan’ın neden milletvekilliği direğine sımsıkı sarıldığını. Şamil Tayyar cumhurbaşkanlığı seçimi için “Erdoğan % 55’in altında alırsa Taksim Meydanı’nda direğe sarılır dans ederim demişti ya, işte o direk şimdi Erdoğan’ın avuçlarının içinde. Sarılmış oynayıp duruyor.

Ne diyebilirim ki, güç onlarda, direk onlarda, güzel görünmese de kullanıyorlar ve oynuyorlar.

 

 

Ağustos 21, 2014

MAHSUM KORKMAZ KİMDİR VE YIKILAN HEYKELİ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 8:12 am

MAHSUM KORKMAZ KİMDİR VE YIKILAN HEYKELİ!..

 

Son yılların modasına uyalım isterseniz, Diyarbakır’da heykeli dikilen ve ulusalcıların kıyamet koparması sayesinde apar topar yıkılan Mahsum Korkmaz’la empati kuralım. Hani size çok kolay geliyor ya empati kurmak, Hrant öldürülünce Ermenilerle, papaz öldürülünce Hristiyanlarla, ne bileyim kim öldürülse onunla empati kurup o oluyorsunuz ya, bir kereliğine de Kürtle, PKK’lıyla empati kurun istedim. Sizin için zor olacak biliyorum ama merak etmeyin, bundan dolayı çevreniz sizi dışlamaz, ölünce cehenneme gitmezsiniz, barış adına bunu deneyin bikez.

Mahsum Korkmaz PKK kurucusu ve 1979 yılında Filistin’e gidiyor. Çok uzun anlatmayacağım Korkmaz’ı, ilk ateş eden kişi olarak anılır tarihte. 30 yaşında öldürülüyor Mahsum, gencecik yaşında pusuya düşürülüyor.

Kardeşi Seyfettin 12 Eylül faşizminin baskılarına ve işkencelerine dayanamayarak konuşmamak adına intihar ediyor. Aradan 4 ay geçiyor ve diğer kardeşi Meryem aynı gerekçeyle tek kurşunla kendini öldürüyor. Böylece Mahsum’un yaşamına 2 kayıp, öldürülmüş kardeş giriyor. Bunun nedeni aileye Mahsum teslim olsun diye yapılan baskı ve işkence.

2 kardeşin intiharından sonra Mahsum teslim olmayınca babası gözaltına alınıyor ve yaşlı adam Siirt Tugay Komutanlığı’nda kalpten ölüyor. Diğer kardeşi Veysel Korkmaz da 95 yılında öldürülüyor. 80’’i yıllarda diğer kardeşi Fehmi Korkmaz 10 yıl hapsediliyor.

Biraz olsun empati kurabildiniz mi, içiniz burkuldu mu?..

Ben kurtuluş savaşlarını darbelere benzetirim hep. Başarılıysan yücesin, başaramazsan terörist. Darbe yapanlar ülkeyi faşizmle yönetir, yapamayanlar ya asılır ya hapsedilir.

Kurtuluş savaşında Hasan Tahsin geldi aklıma, Selanik kökenli, Sorbon’da eğitim almış, gazeteci ve ailesinden kimseyi kaybetmemesine karşın Kurtluş Savaşı’nda ilk kurşunu atan kişi. Bükreş’te İngilizler adına casusluk yapan Buxton kardeşlere suikast düzenlemiş ve 10 yıla mahkum olmuş ancak Almanlar Romanya’ya girince salıverilmiş ve Istanbul’a döndüğünde verem tedavisi görmek ve yurt dışında tedavi olabilmek için pasaport çıkartmak adına Osman Nevres olan adını Hasan Tahsin olarak değiştirmiş. Sonrası bildiğimiz gibi ve Hasan Tahsin 31 yaşında ilk kurşunu attıktan sonra öldürülüyor. Mahsum Korkmaz’dan 1 yıl fazla yaşamış ve amaçları aynı.

İsterseniz bir de ikisiyle aynı anda empati kurun, belki daha değişik düşünürsünüz. Hasan Tahsin kurtuluş savaşı adına tabancasını ateşlerken Kürdistan’ın Türk toprağı olup olmadığını hiç tartışmış mıydı acaba!.. Sanmam, tartışsa bile Türkçü bir tavıur aldığından da eminim. Bunları onu kınamak adına yazmıyorum, sadece şunu söylemek istiyorum, kurtuluş savaşı türklerin toprağını kurtarmak için değil, suni bir Türkiye Cumhuriyeti kurulmak için verilmiştir. Orta Asya’dan geliyorsak –ki buna karşı çıkan kimse yok- o zaman şu an bulunduğumuz coğrafyanın esas türklerle bir alakası olmadığını da görürüz.

Haydi size 3. empati kurma olanağı. Kürtlerin toprağını kurtuluş savaşıyla türkleştiriyorsunuz, sonra da Mahsum Korkmaz’a yada heykelini dikenlere kızıyorsunuz.

Empati şart bu memlekete, empati şart…

 

 

 

Ağustos 20, 2014

AKP BOŞBAKAN ARIYOR!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:28 am

AKP BOŞBAKAN ARIYOR!..

  • Bana bağlı olacak…
  • Benden başkası yönetemez bu ülkeyi…
  • Bankacılıktan ben anlarım, faizi ben bilirim…
  • Erkeğim, kaç çocuk gerek, onu ben bilirim…
  • Askerlik yaptım, orduyu iyi bilirim, orçavuştum zaten ben…
  • Basın beni çok yazdı, gastacı sayılırım…
  • Belediye ne demek, benden sorulur…
  • Heyttttttttttttt, var mı bana yan bakan…

Özetlemeye çalıştım ama çok eksiğim olduğunu biliyorum. Olsun, bu kadarı bile hırsın insanı nereye getirdiğini anlatıyor. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi ama başbakanlıktan ve AKP genel başkanlığından istifa etmediği için şu an hayali parti başkanı ve BOŞBAKAN olarak göreve devam ediyor. Bu yapılanlar anayasa suçuymuş, ne önemi var ki, BOŞBAKAN olunca hepsini yapma özgürlüğünüz var. Yada böyle bir özgürlüğünüz olduğunu sanıyorsunuz, çünkü korku dağları sarmış.

BOŞBAKAN Erdoğan şimdi idare edebileceği, sözünü geçirebileceği yeni bir BOŞBAKAN arıyor. Bunu yeni aramıyor, cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında hep bunu anlattı zaten. Halkın karşısına geçip, “Ey halkım, beni cumhurbaşkanı yaptığınızda sizi yine ben idare edeceğim, bakmayın bir başbakan atamak zorunda kalacağıma, o bir işe yaramayacak, ben ne dersem onu yapacak, inisiyatifi olmayacak, benim dediğim dışında hapşırması bile yasak, doğal olarak yeteneksiz, kişiliksiz, bana karşı gelemeyen, hatta sizi bile dinlemeyen –çünkü beni dinleyecek- birisini bulacağım. Böyle bir BOŞBAKAN seçtirmek istiyorsanız oyunuzu bana verin, bana verin ki, hiçbir işe yaramayacak bir BOŞBAKAN’ınız olsun…” dedi ve seçildi…

Yani, eskiden kızdığınız Aziz Nesin’e şimdi alayınız “Yüzde 60’ı az söylemiş, alayımız aptal…” diye hak verip, o yüzde 40’ın içine girmek için yarış halindesiniz ya, işte sizler yukarıda söylenenlere inanıp bir BOŞBAKAN seçilmesi için sandıklara koştunuz. Size daha ne diyeyim, BOŞBAKAN’ınız hayırlı olsun. Bu ülke bundan beterini görmedi ama sayenizde beterlerini de görecek sanırım.

Ya ya ya, şa şa şa BOŞBAKAN, BOŞBAKAN çok yaşa…

Older Posts »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: