Ahmet Nesin's Blog

Şubat 10, 2015

HDP BARAJI AŞAR DA CHP NE OLACAK!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 9:18 am

HDP BARAJI AŞAR DA CHP NE OLACAK!..

Sanırım seçim gününe değin anlayan anlamayan herkes HDP’nin seçime bağımsız yerine parti olarak katılmasını konuşacak. HDP’li olmayanların o partinin seçime nasıl katılması üzerine karar verici konuşmalar yapmasından daha gıcık verici ne olabilir ki! Ama bu sanırım bu Türkiye geleneği, mesela AKP yada daha çok Recep Tayyip Erdoğan kası olan gazetecimsi Hüseyin Yayman televizyona çıkıp CHP’nin seçimlerde neler yapması gerektiğini söylüyor. Öyle bir söylüyor ki, o andan parti değiştirdiğini sanırsın. Oysa 3. cümlesini söylerken hemen Erdoğan’ı savunmaya başlarken. Erdoğan çok kötü ishal olsa ve doktorlar elbirliğiyle iyileştirmeye kalksa ve medyayı devamlı bilgilendirseler Yayman televizyona çıkıp “Bu işte bir katakulli var, ben paralelcilerden şüpheleniyorum, çünkü yakından biliyorum, sayın Erdoğan’ın kıçı sağlamdır, ishal olmaz…” diyecek.

CHP’den tutun da, hangi partiliye yada bağımsızı dinler yada okursanız HDP’nin seçime katılma tarzını tartışıyor. Sorun her türlü komik aslında, HDP’nin bağımsız bir parti olduğunu unutuyorlar. En önemlisi bence siyaseti en iyi bilen parti, partideki kişilerin geçmişlerine bakarsanız bunu daha iyi anlarsınız. Kürtlerden 68 kuşağına, 68 kuşağından 78 kuşağına ve 78 kuşağından günümüz kuşağına kadar öle öle gelmiş, devletin her türlü darbesini yemiş bir parti ve sivil toplum kurumlarının toplamıyız biz. Bu yüzden kimse bize faşizmi ve faşizmle savaşımı daha iyi anlatamaz. Mustafa Kemal’in TKP’lilerin sandalını devirtip Mustafa Suphi’leri öldürttüğünden beri öle öle geliyoruz. Sonrasını sıralamakla bitmez, 58 yaşındayım ve cumhuriyet tarihinde yapılan ve yapılmak istenen bütün darbelerin tanığıyım, gerisini siz hesaplayın.

HDP neden hedef alınıyor, eğer % 10 barajını geçemezsek AKP yani Erdoğan başkanlık sistemini anayasayı değiştirerek getirecekmiş. Önce matematik olarak bir yanlışları var. Diyelim ki barajı geçtik, 70’e yakın milletvekiliyle gireriz meclise. Geçemezsek ne olur, bu cin fikirlilere göre AKP bugünkü sayısının üstüne 70 milletvekili daha koyar ve anayasayı istediği gibi değiştirir. Oysa bu doğru değil, bizim şu an 35 vekilimiz var, gerisi yani alma olasılığımız olan diğer 35 vekil şu an AKP’nin. Yani barajı geçemezsek AKP bugünden 35 fazla olur ve bu da anayasa değiştirmeye yetmiyor. Ayrıca barajı geçemezsek bizden kalan bütün vekiller AKP’ye de gitmiyor, bunların 5-10 tanesi CHP ve MHP’ye gidecek.

Ama daha ilginç bişey var, leri kimse 100 küsurlarda tıkanmış CHP’nin gelişmesini yazıp, çizmiyor yada konuşmuyor. Anlayacağınız CHP’nin bu konuda yeteneksiz olduğunda herkes hemfikir. Oysa CHP oyunu iktidar kadar değil % 35’e çıkarabilse anayasayı AKP’nin tek başına değiştirme olasılığı yok. Çünkü CHP bu artışla 50-60 arası daha fazla vekil sokuyor meclise.

Bu arada MHP’nin oy oranını yazmıyorum, oysa onlar da % 5 gibi bir artışla bile 10’a yakın daha fazla vekil çıkarıyorlar. MHP % 10 ila 15 arası fazla değişmiyor ama 18-20 arası aldığında iş değişiyor.

HDP’nin seçime parti olarak girmesini eleştirenler bişeyi iyi hesap etmeli, HDP barajı aşacak ve AKP iktidarını yıkan parti olacak. Bizle uğraşacağınıza kendi oylarınızı arttırın ve bu faşizme birlikte son verelim.

Reklamlar

4 Yorum »

  1. Vayy be, sizde bu yazdıklarınızla yazar oluyorsunuz, öylemi? Var benim insanlarıma, hele de sizi takip edenlere.

    Yorum tarafından Yucel Başaran — Şubat 11, 2015 @ 8:31 pm

    • yücel bey ali nesinin yazısı nerenizi acıttı acaba

      Yorum tarafından recepyedil — Şubat 12, 2015 @ 10:44 am

      • Sizde bulunmayan insanlığımı, çünkü her yalan insanın insan olma özelliğini aşındırırda.

        Yorum tarafından Yucel Başaran — Şubat 21, 2015 @ 6:03 pm

  2. Soykırım, “tek bayrak, tek din, tek devlet, tek marş, tek millet, tek dil”(Adolf Hitler- 1934,  R.T Erdoğan-2015) kompleksini taşımanın bir ürünüdür.
    24 Nisan bir soykırımdır.

    Tepeden, devşirme kalıntılarından oluşturulan Türk ulusu, varlığını; Ermeniler’in, Rumlar’ın, Kürtler’in, Süryaniler’in, yokluğu üzerine inşa etmiştir. II. Abdülhamit döneminde ortaya atılan Pan-İslamizm doktrinine, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin eklediği ve bugün TC yöneticilerinin de her adımda tekrarladığı ‘tekçi’ Pan-Türkizm doktrini, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan Müslüman olmayan ulus ve azınlıkların yok edilmesi sonucunu doğurmuştur!

    Bu ideoloji temelinde kurulan Türk devleti, bunun bir devamı olarak Türkiye’de yaşayan hiçbir ulus ve azınlığa hayat hakkı tanımamaktadır. Şimdiki yöneticiler de, soykırımları geçerli kılan ve Hitler tarafından da kullanılan ‘tekçi’ söylemleri terk etmemektedirler.

    Bu bir soy kırımıdır. Ermeniler ırk olarak, millet olarak yok edilmek istenmiştir. Sadece onlar mı? Hayır, Anadolu’nun gerçek yerlileri, Anadolu coğrafyası topraklarını yaşama ilk kez açan, onu gerçek bir vatanı haline dönüştüren ve uygarlıkları tüm insanlığa ışık saçan milletler yok edilmek istenmiştir. Ermeniler, Rumlar, Kürtler, Suryaniler ve diğer ulusal topluluklar, insafsız, pervasız ve gayri ahlaki tarzda varlıkları yok edilmek istenmiştir.

    24 Nisanı bu açıdan kavramadıkça bu topraklarda kimse huzur beklemesin. Bu topraklara sonradan gelmiş ama bir türlü ortak yaşam arzusunu gösterecek uygarlığa ulaşamamış olanlar var. Sorun, bilinçaltında anavatansızlık takıntısında gerçek yerlileri yok ederek bu toprakları anavatan edinebilme histerisidir.
    Soykırımcı tek boyutlu yaklaşımların da kökeni buradadır; tek bayrak, tek devlet, tek marş, tek dil bu kompleksin onarılması güç tecellisidir.

    Hitler, ‘tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek dil’ sloganı ile harekete geçirdiği kitlelere yahudi soykırımını yaptırtmıştır. Ne yazık ki Anadolu yerli halklarının soykırımına yol açan bu türden Jön Türk sloganlarını, şimdiki yöneticiler de aynen tekrarlamaya devam ediyorlar…(Bakınız R.T Erdoğan’ın propoganda gösterileri..)

    Bugün Türkiye denilen bu alanda bundan bin yıl önce kimler yaşıyormuş iyice öğrenmeli. Gerçek tarihe ulaştıklarında görecekler ki bu ülkenin en eski sahipleri, soykırım yaşayan halklardır. Ve kadim halkların ana yurdudur bu ülke… Onlar misafir değildir bu topraklarda. Bir zamanlar 944 yıl ( Türkler 26 Ağustos 1071’de Orta Asya’dan o zaman Batı Ermenistan denilen  Muş ovasına geldi) evvel Küçük Asya diye tabir edilen Smyrina ( İzmir)’dan Kars’a, Hıristiyanlığın ilk merkezi olan Antakya’dan, Pontus Rum (Karadeniz)’a kadar olan bölge tamamen Hıristiyan coğrafyasıydı…
    Bu gün kadim Hıristiyan halklar, yaşatılan soykırım ve baskılar yüzünden ne yazık ki nüfusları sıfırın altındadır. 1915’de katledildiği sayı kadar bile olmayışları, bu ülkede Müslüman olmayan halklara acımasız bakış açısının göstergesidir aynı zamanda.

    Ermeniler, kendi uygarlık katkılarıyla Anadolu’ya renk katan, bölgemizin en eski uluslarından olup, katli vaciptir denilerek yurtları yakılmış, eski çağların bile tanık olmadığı bir vahşetle toptan sürgüne mecbur edilerek, 1,5 milyon insanı katledilmiştir; sürgünde ayakları telef olan uygar insanlar, Aziz Paşadan ayakkabı talep edince, Rahat yürüsünler diye bunlara ayakkabı giydirin diyerek verdiği emirle, ayaklarına at nalı çakılmıştır. Aç çocuklara, yüksekten sarkıtılmış ipe bağlı ekmekle, tavşan kaç tazı tut oyunu oynayarak işkence yapan, su içerken yılan bile dokunmaz erdemini ayaklar altına alarak, susuzluktan yerdeki su birikintisine yüzü koyun uzanıp su içen insanları topluca kurşuna dizen bir vahşet yaşanmıştır. Dünya kamuoyunca tüm çirkefliğiyle bilinen bu katliamın Osmanlı sorumluluğunda olmasına karşın, TC. dahi bu kirli mirası reddetmeye yanaşmamış, Osmanlıyı savunmuştur; Maktulleri, katil ilan ederek saldırıya geçmiştir. Gerçekler sürekli inkar edilerek, yadsımaya dayalı bir düşünce sistematiği kurulmuştur. Resmi tarih diye ünlenen tezler, inkarların tarihi olarak topluma dayatılmıştır.

    19. yy sonlarından başlayarak, Katolik ve Gregoryan (Ortodoks) diyerek birbirlerine kırdırılan, tenkil ve sürgünlerle, mal mülklerine el konularak baskı altında tutulan Ermenilere yönelik soy kırımı, I Dünya savaşının, malum bol bahaneleri altında girişilmiştir (24 Nisan 1915). Savaş sırasında, önce Ermeni gençlerinin Askere alınarak silahsız bırakılması ve ardından toplu tasfiyelerin yapılması, geride kalan Ermeni halkının Tenkil ve sürgünlerine geçilmesi. Bu konuda talimatların dakik bir biçimde, en yetkili resmi merciler tarafından istenip, izlenmesi.

    O dönemin Sadrazamı (Başbakanı) Talat Paşanın, başından itibaren olayları, dikkatlice takibi, emirler vermesi, istatistik tutması (iskan edecekleri yerde dahi nüfusa göre oranlarının %5 geçmeyecek düzeyde tutulmaları talimatları da dahil) ve bunun en ince ayrıntısına kadar yazılı özel notlarla tescili, Ermenilere reva görülen her şeyin, planlı bir tarzda icra edildiğini göstermeye yeterlidir (Ermeni tehciriyle ilgili Talat Paşanın tutanakları için bkz. Murat Bardakçı, Hürriyet gazetesi,…yayınlanan dizi) Bu, Ermenilere ilişkin, adına ne konulursa konulsun, yapılacak olanların önceden planlanmış eylemler olduğunu gösterir.

    Bundan sonra, sonuçlara bakılarak, yapılanlara verilecek ad, tanımlamaya geçilir.
    1915, Osmanlı Devleti tarafından, Ermeni, Asuri-Süryani, Rum gibi Doğu’nun yerleşik bütün Hıristiyan halklarını kendi topraklarından çıkarmak, azaltmak, yok etmek için düşünülmüş, bu coğrafyayı her bakımdan Türkleştirerek ulus devletin önündeki engelleri “temizlemeyi” hedefleyen, uzun vadeli planlanmış, acımasızca da uygulanmış olan çağın en kapsamlı bir “etnik temizlik harekatı”dır, bir SOYKIRIM’dır.

    Tehcir sadece bir bahanedir, Bu, Almanya’da Yahudileri evden çıkarmak icin de uygulanmıştır. Yahudi’lere, siz gaz odasına gidiyorsunuz diye durum açıkça söylenmemiş ve evleri yağmalanmadan bunlar sanki geri gelecekmiş imajı verilmiştir. 
    Ermeniler’in evleri ise hemen yağma edilmistir, fark budur. Ama yerlerinde koparmak icin göç, emniyet,savaş gibi bahaneler uydurulmuştur. 
    Yahudiler getolardan toplanmış, Ermeniler ise köy ve şehirlerinden toplanmıştır. 

    Tehcir-Soykırım, Anadolu’nun gayri Müslüm unsurlarından arınması için kullanılan bir araçtan baska bir şey değildir. Bu eylemi Teskilat-i Mahsusa adina organize eden, Bahaddin Sakir Adana murahhasi Cemal Beye 25 Subat 1915te yazdığı bir mektupta söyle der; “Cemiyet vatanı bu melun kavmin (Ermenilerin) ihtizasindan kurturmaya dâi hazirdir. Osmanli tarihine sürülecek lekenin mesuliyetini düsulhamiyetine almaya karar vermistir”. Amaç soğukkanlı bir bilinçle Anadoluyu Hiristiyan unsurlarindan arındırarak bir Türk devleti kurmaktır.
    Böylesine planlı ve en ince ayrıntısına kadar takip edilmiş ve bir etnik topluluğa yönelen, sonuçta en iyimser tahminlerle, el yazması tutanaklardaki rakamlarla bir milyon üzerinde Ermenin ölümüne yol açan, kimi şehirlerde nüfusu yüz binlerden sıfıra indiren, çoluk çocuk on binlerce canın etnik yapısını değiştirmek için farklı etnik toplumlara dağıtan, topraklara el koyan, binalarını yıkan, her türden maddi ve canlı servetine el koyup katleden girişimlere, soy kırımından başka bir ad verilemeyeceği görülür.
    Ermeni soykırımı olmamışsa, Yahudi soykırımı da olmamıştır ve bunun mantıksal bir ürünü olarak, bugünkü Cihatçıların eylemlerinde haklı oldukları sonucu çıkmaktadır!
    Son yıllarda El Kaide, IŞİD, El Nusra ile Selefi ve Müslüman Kardeşler örgütleri aynı tekçi soykırımcı zihniyeti devam ettirerek, farklı din ve halklara karşı soykırım yapmaya çalışmaktadırlar. Türkiye desteğinde ki bu örgütler, insanlık dışı yöntemlerle, estirdikleri terörle Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmişlerdir. Bu örgütler, Ermeni,Asuri soykırımına, kalınan yerden devam etmektedirler.
    Ermeni Soykırımı’ndan, şimdiki Jihatçılara uzanan zihniyetle hesaplaşmadan, kirli tarihle yüzleşmeden, ”tekçiliği’ bırakmadan, ırkçı şöven düşmanlık atmosferinden, Müslüman olmayanlara karşı kin ve nefret söyleminden kurtulamadan, sorun çözülemez.

    Bu bir soykırımdır!

    CİWAN KURKEN A.
    Hanna Hekimyan

    Yorum tarafından kurkenadisian — Nisan 23, 2015 @ 8:53 am


RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: