Ahmet Nesin's Blog

Haziran 18, 2015

MHP KENDİNİ NE SANIYOR VE GEÇMİŞİ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:54 am

MHP KENDİNİ NE SANIYOR VE GEÇMİŞİ!..

 

Türkiye ne zaman koalisyon dönemine geçse, partilerden biri “Anahtar Parti” konumuna geçer. Bunlardan en önemlisi hep Necmettin Erbakan’ın başkanlığındaki Milli Selamet Partisi olmuştur. AKP’nin temeli olan bu partiyi de hükümete sokan demokrat sanılan Bülent Ecevit’tir. Esasında MSP-CHP iktidarından sonra MHP’de anahtar parti konumunda olmuştur ama deyimi Erbakan başlattığından deyim onun üzerine kalmıştır. Dün kaybettiğimiz eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel MSP ve MHP’yle 2 Milliyetçi Cephe hükümetleri kurarak bugünü aratmayan faşizmi yaşatmıştır bizler.

Son dönemde bu görevi üstlenen parti MHP oldu. AKP iktidarından önce Ana Sol adında kurulan hükümette MHP anahtar partiydi. Son yapılan seçimlerde de MHP kendine göre anahtar parti konumunda.

Yıllardır okuduğumuz yada dinlediğimiz yorumlara baktım dün gece toplu olarak, çok canım sıkıldı. Halkın nasıl kandırıldığını gördüm. Yok AKP, MHP’den şu kadar oy almış, yok bu seçimde AKP’deki MHP oyları geri dönecekmiş. Mış mış da mış mış, miş miş de miş miş.

Bu yazı esasında biraz uzun olacak. Dün gece 2 yazı olur diyordum ama sanırım 3 yazı olabilir. MHP’nin ilk kuruluşu Millet Partisi’ne gider. Partinin esas kurucuları arasında Mareşal Fevzi Çakmak ve Osman Bölükbaşı vardır. Çok ilginç, bugünkü CHP’ye mal edilen Dersim katliamı sırasında Fevzi Çakmak genel kurmay başkanıdır. Başbakan da Demokrat Partinin kurucusu ve 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dır. Anlayacağınız 2 değişik partinin kurucuları yüzünden CHP hâlâ yargılanır. O yüzden tek parti dönemini bir araştırmacı çok iyi yazmalı. İşin daha da ilginci Millet Partisi de CHP’ye yeterince muhalefet yapmadığı gerekçesiyle Demokrat Parti’den kopmuştur. İleriki yıllarda Cumhuriyetçi Millet, Cumhuriyetçi Köylü Millet ve tekrar Millet Partisi adını alıp, 1969 yılında Milliyetçi Hareket Partisi adını alıp Alparslan Türkeş başkanlığa gelmiştir.

İsterseniz MHP’nin kurulduğundan bu yana aldığı oylara bakalım:

 

Millet Partisi                                         Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1950 seçimleri                                       %3.11                         1 Osman Bölükbaşı

 

Cumhuriyetçi Millet Partisi                  Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1954 seçimleri                                      %4.85                         5 Osman Bölükbaşı

1957 seçimleri                                      %7.13                         4 Osman Bölükbaşı

 

Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi       Aldığı oy                    Vekil Sayısı

 

1961 seçimleri                                      %13.95                       54 Osman Bölükbaşı

 

Millet Partisi                                         Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1965 seçimleri                                      %6.26                         25 Osman Bölükbaşı

 

Milliyetçi Hareket Partisi                     Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1969 seçimleri                                      %3.05                         1 Alparslan Türkeş

1973 seçimleri                                      %3.69                         3 Alparslan Türkeş

1977 seçimleri                                      %6.42                         16 Alparslan Türkeş

 

Milliyetçi Çalışma Partisi                     Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1987 seçimleri                                      %2.93                         0

1991 seçimleri                          Refah partisiyle ittifak           18

 

Milliyetçi Hareket Partisi                     Aldığı oy                    Vekil sayısı

 

1995 seçimleri                                      %8.18                         0

1999 seçimleri                                      %17.98                       129 Devlet Bahçeli

2002 seçimleri                                      %8.35                         0

2007 seçimleri                                      %14.27                       71 Devlet Bahçeli

2011 seçimleri                                      %13.01                       53 Devlet Bahçeli

2015 seçimleri                                      %16.33                       80 Devlet Bahçeli

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Haziran 14, 2015

HDP’Yİ VE DEMOKRASİYİ HİÇ ANLAMAYACAKSIN ORAL ÇALIŞLAR!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 7:00 am

HDP’Yİ VE DEMOKRASİYİ HİÇ ANLAMAYACAKSIN ORAL ÇALIŞLAR!..

Her seçim öncesi ben de kendime göre bir hesap yapıyorum, anketörler gibi tek tek insanlara sormuyorum tabii, o kadar dolaşacak zamanım ve gücüm yok ama değişik kesimlerden insanlarla sohbet edince seçim sonuçları ortaya çıkıyor esasında. Megalomanlık gibi olmasın ama HDP’nin çıkaracağı milletvekili sayısını bana sorsalar, bir dahaki seçime HDP girmek zorunda kalmaz. Önceki seçimde HDP’nin 35 milletvekili çıkaracağını yazmıştım, bu seçimde de %13 oy alarak 80-85 arası milletvekili dedim. Bunu hem yazdım hem de TV’ye demeç olarak verdim. Ne yalan söyleyeyim, eşim haricinde kimseyi ikna edemedim ben 80 vekil olayında. Oysa 12 Eylül referandum oylamasındaki Kürdistan oylarına baksalar, en azından oradan gelecek oy sayısını bulabilirlerdi.

Benim gibi kimi gazeteciler de kendi kafalarından bir anket yapıyorlar, bu gayet doğal, hatta gazetelerde bunun lotosu bile oynanır. Bunu yapanların istemi şuydu esasında, HDP %11 dolayında oy alsın, %50-55 arası vekil çıkarsın, MHP’de 65-70 çıkarır ve doğal olarak AKP’de hükmetmeye devam eder.

Ama gördüğünüz gibi öyle olmadı ve demokratmış gibi görünenler bu işe çok üzüldü. Bu üzülenlerden birisi de Oral Çalışlar. Seçim öncesi kimi konuşmalarını izledim, ona göre neredeyse HDP meclise giremeyecekti yada ucu ucuna girecekti. Bu sayı onu ürkütmüş biraz ama yanlış anlamayın, demokrasi adına ürkütmüş. Çünkü o seçmenin koalisyon istediğini anlamış ama o koalisyonun hâlâ AKP’yle olması gerektiğini söylüyor. Önceki günkü yazısına şöyle başlamış Çalışlar: “AK Partisiz bir koalisyonda ısrar edenler var. Bu işbirliğini savunanlardan bir kesimin, “Tayyip Erdoğan’dan hesap sorulsun” düşüncesinden hareket ettikleri görülüyor. Bu tür arayışların olması, anlaşılabilir bir durum. Burada ince ve sorunlu bir nokta var: Bu beklenti ve taleplerin, bir hesap sorulması beklentisinden öteye geçip, bir linç kampanyasına dönüştürülmek istenmesidir.

Çalışlar yazının devamında HDP’nin AKP’yle koalisyon yapmayacağını anlamış ama CHP ve MHP adına umutlu. Şöyle devam ediyor yazısına: “Unutmayalım ki, Tayyip Erdoğan, bundan 10 ay önce seçmenlerin yüzde 52’sinin oylarıyla seçildi. AK Parti, Mecliste yeterli çoğunluğa sahip olmasa da, yüzde 40’dan fazla oy aldı, kendisinden sonra gelen iki partinin toplamından fazla milletvekiline sahip. Karşılıklı olarak düşmanlaştırıcı bir dil kullanmak ve kutuplaştırmayı tırmandıracak önerilerde bulunmak, gerçekçi değil… Toplumun uzlaşma istediği bir gerçek. Böyle bir ortamda, “çatışma ve kaos” senaryolarına yol açabilecek, intikamcı bir hesaplaşmayı önermek, genelde fazla bir destek bulmasa da  tehlikeli bir eğilimi ifade ediyor.

Çalışlar’ın burada anlatmak risk ve istediği demokrasi ne olsa gerek. Bence şu, Erdoğan’ı sarayından indirmeyin, bu bir risktir, 4 bakanı yüce divana göndermeyin, bugüne değin yapılanları kafanızdan silin, daha demokrat olun, bunları yaparsanız çatışma çıkar, kaos olur, sonra Erdoğan bizim gibi yandaşları yanından kovar, biz ne yaparız sonra, işsiz kalırız.

Toplumun istediği uzlaşma gerçeğini sadece böyle görüyor Çalışlar, aynı Erdoğan gibi bakıyor seçim sonuçlarına, % 40 gerçeğinden bakıp, % 60 gerçeğine kulaklarını tıkamış, gözlerini yummuş durumda. Ona göre halk bu oylamaya hırsızlıklara gözlerimizi tıkayalım diye katılmış, AKP’ye verilen cezanın demokrasiyle hiçbir alakası yok.

Yıllar önce bir yazı yazmıştım, “Eğer bir gün Erdoğan hakkındaki davalardan birinden mahkum olursa sabah aynaya nasıl bakacaksınız…” diye. Demek kimileri bakabiliyormuş, hatta “Aman dava olmasın, bu bir risktir, demokrasi adına sakıncalıdır…” diye yazı döşenip ödünün nerelere kaçtığını arıyormuş…

 

Haziran 8, 2015

BAŞIN SAĞOLSUN KENAN EVREN, 12 EYLÜL ÖLDÜ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:34 am

BAŞIN SAĞOLSUN KENAN EVREN, 12 EYLÜL ÖLDÜ!..

Öyle bir gün geçirdik ki, ölen bir insana başsağlığı dilememi hoşgörün artık… 12 Eylül darbesinin faşist diktatörü Kenan Evren geçenlerde öldüğünde kısa bir not geçmiştim “Seni 7 haziran gecesi öldüreceğiz…” diye. Öldürmek bize yakışmaz biliyorum ama zaten bizim de yapacağımız o yerleşmiş faşizmi öldürmekti, yapacağımız bugüne değin kimsenin kaldırmadığı % 10’luk barajdı ve dün gece bunu yaptık.

Gerek 68 kuşağı, gerek bizim kuşağın söylediği bişey vardır. “Biz göremeyeceğiz ama çocuklarımız görecek…” diye. Esasında ben bu söylemi babamdan da duyardım hep, anlayacağınız bütün demokratların ağzına pelesenk olmuş ve deyimleşmiştir bu deyiş. Ama bu kez faşizmin yıkılışını hep beraber gördük, yaşayan bütün kuşaklar gördü.

Bu savaşımı hep beraber verdik, neredeyse dalya diyecek, 100 yaşına girecek Vedat Türkali bize destek verirken, 68 kuşağından Ertuğrul Kürkçü omuzladı bu mücadeleyi. Benim kuşağımdan Saruhan Oluç Antalya’yı sırtlarken genç kuşaktan eşgenel başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başı çekti.

Ne yalan söyleyeyim bizden sonraki nesillerde bizde olmayan bir sabır var. Bunca yılın savaşımıyla mı kazandılar, yoksa onlarda böyle bir gen mi var anlayamadım ama Diyarbakır mitinginde yaşananlar 80’lerde yaşansaydı biz kitleye hakim olamazdık diye düşündüm seçim saati bitene kadar. Biz kitleye sahip olamazdık da kendimiz uslu mu dururduk, 78 kuşağından 1 kişinin bile evet diyebileceğini sanmıyorum. Sadece o duruştan bile 500 bin artmıştır oyumuz, Kürtler savaşçı olmadıklarını, gerçekten barış istediklerini kanıtladılar o gün seçim bitene kadar.

Demokrasi elbette bir gecede gelmiyor ama 7 Haziran seçim sonuçları bunun yolunun açıldığını gösterdi bize. Türkiye’nin demokrat oyları birleşti, bütünleşti dün gece. Kürtler sırtladı bu savaşımı, devrimciler, sosyalistler, Marksistler hiç tartışmasız kaynaştılar ve bu barış savaşının artık topyekün beraber verileceğine karar verdiler. Kim ne derse desin sosyal demokratların ciddi bir kısmı destekledi bu barış savaşını. Daha önce bizi desteklemeyen Kürtler artık yanımızda yer aldı.

Yanlış duymadınız, dün gece hep beraber tarih yazdık, 12 Eylül anayasasını tarihe gömdük. Dünkü seçim bir mucize gibiydi çoğumuz için, 6 hristiyan kardeşimiz girdi meclise, çingene arkadaşımız mecliste artık. İş Bankası yayınlarının yıllar önce yayınladığı 4 ciltlik ilk gizli meclis tutanakları geldi aklıma. Onları karıştırırdım keyifle yıllar önce: Kürdistan milletvekili sözü aldı, Lazistan milletvekili kürsüye çıktı, diye satırları okur ve bunları tekrar yaşayıp yaşayamayacağımız sorardım kendi kendime.

İşin ilginç yanı bu dediklerim cumhuriyetten önceki mecliste olan şeyler, yani biz hep cumhuriyeti demokrasi sanmışız ya, öyle kandırılmışız ya bugüne değin, cumhuriyetle beraber tam tersi olmuş, karabasanlar çökmüş üstümüze.

Hoş geldin yeni Türkiye, hoş geldin faşizme dur diyen güzel insanlar, işte şimdi başlıyor artık ikinci yarı. Slogan kendini kanıtlar mı demeyin, dün “Faşizme karşı omuz omuza” sloganı kanıtladı kendini, o kadar çok söylemişiz ki bu sloganı artık kendi de duramadı ve omuz omuza verdirtti bizi. Sırada çok şey var, bu meclis seçim yasasını değiştirecek, partiler yasasını değiştirecek, dün gece 12 Eylül yasası öldü artık.

Yarın akşam “Aziz Nesin 100 yaşında Sergisi”ne gidiyorum Istanbul’a. Bütün gönül rahatlığımla fısıldayacağım babamın kulağına, “Babacığım, biz dün faşizmi yıktık…”diye…

« Newer PostsOlder Posts »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: