Ahmet Nesin's Blog

Temmuz 12, 2016

ARINÇ, BABACAN, ÇELİK, SİZİ DE BEKLERİZ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:42 am

ARINÇ, BABACAN, ÇELİK, SİZİ DE BEKLERİZ!..

Yazının başlığına bakıp da, kimsenin içeri girmesini istediğimi sanmayın sakın… Şu an sadece sesli düşünüyorum. Ben hapsedildim diye başkalarının da girmesini isteyecek kadar bencilleşmedim henüz…

Pazartesi akşamı tutuklandığımdan beri ziyarete gelen avukat arkadaşlarla devamlı sohbet ediyoruz. Yaşamımda hiç bu kadar politik konuşmayı bir güne sığdırdığımı anımsamıyorum. Doğal olarak da her konu yeni bir konuyu açıyor ve düşünce gelişiyor beynimde.

Geçtiğimiz cuma soruşturma haberimi aldığımda tutuklanacağımı anladım ve bunu yakınlarıma söyledim. Doğal olarak avukat arkadaşlarla sohbet ederken nelerin olabileceğini ve nedenlerini de konuştuk. Onlar itiraz dilekçesini verdiklerinde bizim salınabileceğimiz üzerinde hem fikirler. Haklılar hukuksal olarak böyle olmam gerekiyor ama hukuk yok. Bunu onlar da bildiklerinden bize moral vermeye çalışıyorlar.

Kendilerine çok net söyledim, “Bizim yerimize koyacakları bir ekip bulmadan, bizi bırakmayacaklar…” Önce Can Dündar ve Erdem Gül alındı. Yeteri kadar gürültü koptu ama bu Erdoğan’a az gelmiş olmalı ki daha sonra akademisyen arkadaşlar alındı. Onlarda da ortalık birbirine girdi ve onlar da bırakıldı…

Erdoğan’ın taktiği bu, diğeri soğumadan yeni bir gündem yaratmak ve zaman kazanmak. İşte biz o amaçla alındık. Her tutuklamada başka bir olayı bastırmaya başladı. Ama Cumhuriyet Gazetesi susmadı, akademisyenler geri adım atmadı. O zaman Özgür Gündem Gazetesi’ne destek verenleri susturmalıydı o da olmadı, bitirilmesini düşündüğümüz ya da tartıştığımız olay buydu…

Biz Erdoğan’ın sıralamasında olduk. Serbest kalmamız için. Tutuklayacak ekibin bulunması gerekir. En sonunda sevgili Selahattin Demirtaş’ın söylediği gibi elinde kara bir liste var ama öncelik kimin olacak.

Dokunulmazlıklar kalktığına göre vekillerimiz olabilir. Bence bunun henüz sırası değil, çünkü yapılan anketler onu çıldırtıyor. O zaman bugünlerde çok sulu çalıştıkları belediye başkanları olabilir sırada. Ama bu da çok zor.

Bunların dışında önemli bir faktör daha var; o da AKP kendi içinde bu saçmalıklara daha ne kadar evet diyecek. Partide çok ciddi bir çatlak olduğunu bilmeyen yok. İşte bence olay burada patlayacak ve paralelci gerekçeleriyle birkaç eski ya da hâlâ AKP’li tutuklanacak.

Yazının başlığında verdiğim isimler sadece dikkat çekmek için verilmiş isimler. Ama Erdoğan çatlamakta olan AKP’yi yapıştırmaya çalışacak.

Yani bu üç ismi beklediğim falan yok.

 

Reklamlar

Temmuz 9, 2016

AKP ASKERİ KULLANMA PARTİSİNE DÖNÜŞTÜ!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 10:21 am

AKP ASKERİ KULLANMA PARTİSİNE DÖNÜŞTÜ!..

 

Önceki günlerde yazdığım bir yazıda Ergenekon davasının beraatle sonuçlanması sonucunda iktidarın tekrar askeriyeye ya da daha açık dille derin devlete geçtiğini yazmıştım. Bunu yazarken bu işi bu kadar aleni yapacaklarını düşünmemiştim.

Bu aleniyetten neyi kastediyorum, bir önceki ya da ondan önceki bakanlar kurulu toplantısını kastediyorum. Artık sıfatını kendi de bilemeyen (Cumhurbaşkanı, Reis, Başkan yada Partili Başkan) Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği bakanlar kurulunun Başbakan ve bakanları tarafından davetsiz ama sıfatı belli olmayan Erdoğan tarafından davetli Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar da katılmıştı.

Bu sistem benim anımsadığım kadarıyla 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde uygulanmamıştır. Kenan Evren’in hile bir bakanlar kuruluna girdiğini anımsıyorum.

Buradan şu ikilem çıkıyor. Yıllardır yazdığım sivil darbe, askeri darbe ile birleşti. Yani Hulusi Akar’ın katıldığını bilmediğim bakanlar kurulu toplantısıyla derin devletin yeniden Türkiye’yi yönetmeye başladığını ortaya çıkarmış oldu.

Erdoğan bundan sonra istediği kadar kendisini tek lider zannetsin. Değil mi ki Hulusi Akar, bakanlar kuruluna girmiştir, artık ipler onun elindedir. Bundan sonra yörüngeyi belirleyecek olan derin devlettir.

Bunun en basit örneğini gördük en sonunda. Ergenekon davasının sanıklarından Veli Küçük devlet protokolüne girmiştir.

Geçmiş olsun

 

Temmuz 7, 2016

ÖNCE KÜRTLERLE BARIŞSANA ERDOĞAN!..

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 5:53 am

ÖNCE KÜRTLERLE BARIŞSANA ERDOĞAN!..

Cezaevine girmenin de kendisine göre yararları var. Günlük koşuşturmalardan kurtulup yaşanan olaylara daha rahat ve geniş çerçevede düşünebiliyorsun.

Kaç gündür Türkiye’nin komşu devletlerle barıştığını okuyorum gazetelerden. Esasında Türkiye barışmıyor, Cumhurbaşkanı mı yoksa başkan mı olduğunu kendisinin de bilmediği ve bizim de anlayamadığımız Recep Tayyip Erdoğan barışıyor.

Neden tek başına o konuşuyor; çünkü Erdoğan tek başına düzenlediği siyasetler yüzünde kavga etti bu ülkeler ve liderleriyle.  AKP dışındaki partiler ne kadar uyarsa da hiçbirini dinlemedi. Bence AKP içindeki kimi vekilleri de uyardığını tahmin ediyorum.

Şu an İsrail, Rusya ve Mısır’la barışma görüşmeleri başlamış durumda. Bu barışmalrın iyi yada kötü olup olmadığını tartışmayacağım bu yazımda. Kadri Gürsel’in Cumhuriyet Gazetesi’nde, Veysi Sarısözen’in Özgür Gündem Gazetesi’nde yazdıkları o kadar net ki, bence başka bir şey yazmaya gerek yok.

Benim söylemek istediğim başka bir şey. O yüzden önce bir şeyden başlamak istiyorum. İnsanın çevresiyle barışık olması için önce kendisiyle barışık olması gerekiyor. Kendisiyle barışık olmayan kişinin ailesiyle, yani eşiyle ve çocuklarıyla barışık olması olanaksızdır.

Ben de diyorum ki Türkiye’nin (Ya da Erdoğan Hazretleri) şu ya da bu şekilde sınır ülkelerle barışmasının hiçbir anlamı yok. Çünkü Türkiye (Ya da Erdoğan Hazretleri) kendi içinde barışık değil. Kendi içerisinde Kürtlerle barışık olmayan bir ülkenin başka ülkelerle barışık olması ya göstermeliktir ya basit çıkarlara dayanır yada her zaman bozulmaya hazırdır.

 50 yıllara 100 yıllara gitmeye gerek yok, hükümet ya da devlet son yıllarda Kürtlerle barışma girişimlerinde bulunduğunda biz çevremizle bu kadar kavgalı değildik. Ne zaman ki çevremizde olanlara bakıp Kürtlerle barışı bitirdik ve çevredeki şeriatçı örgütlerle ve IŞİD’le barıştık, olan oldu.

O yüzden diyorum ki, çıkar ilişkileri ya da göstermelik olarak çevre ve sınır ülkelerle barışmadan önce içeride Kürtlerle barışmak gerekiyor.

Kimi aileler vardır, boşanma noktasına gelmişlerdir ama çocuklarını düşünerek boşanmıyorlar. Oysa çocuklar bunu yutmaz ve anneyle babasının kavgalı olduğunu hep bilirler. Anneyle baba barışık rolü oynar, çocuklar da bunu yutuyormuş numarası.

Türkiye, çevresiyle barışmalı ama önce Kürtlerle barışmalı. Aynı kendisiyle barışık olmayan bir şeyin çevresine nasıl bir faydası olmazsa, kendi ülkesinde barışık olmayan ülkenin de çevresiyle barışık olma olasılığı yoktur.

 

« Newer Posts

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: