Ahmet Nesin's Blog

Ocak 29, 2013

AKP SEÇİMLERE ÇAK PARTİ OLARAK GİRSİN

Filed under: Uncategorized — ahmetnesin @ 6:09 am

AKP SEÇİMLERE ÇAK PARTİ OLARAK GİRSİN…

Herkesin söylediği ve hem fikir olduğu bişey var, o da seçimlerin demokrasinin ayrılmaz bir parçası olduğu. Böyle bişey tartışabilinir mi, demokrasinin yerleştiği yada bizden çok daha ilerde olduğu ülkelerde belki tartışılmaz ama bizim gibi ülkelerde tartışılır.

Tartışılmasının o kadar çok nedeni var ki, biz en azından seçilen başbakanla 2 bakanını asmış bir milletiz. “Ama darbe olmuştu!..” diye yaklaşmak buna verilecek doğru bir yanıt değil, başta da demokrasi dedim ya, demokrasinin olduğu ülkelerde ya darbe olmuyor yada halk o darbeye sarılıp alkışlamıyor.

Türkiye ve demokrasisi bu konuda her açıdan incelenmesi gereken bir ülke esasında. 12 Eylül darbesini ele alalım, Kenan Evren yani Netekim Fırçacı Paşa’nın hazırlattığı anayasaya yüzde 92 oy verdi. Demokrasiye geçiliyor diye partiler kuruldu, bunlardan bir kısmına izin verilmedi ve kimse sesini çıkarmadı. Seçimlere askerin kurduğu parti katıldı ama aşist anayasaya yüzde 92 oy veren halk bu partiyi 3. Parti yaptı. Sanırsınız ki halk demokrasiyi anladı, yok, ne gezer, darbenin başbakan yardımcısı Turgut Özal’ın kurduğu partiyi 1. Parti yaptı ve ülkenin başına bela etti. Faşist iktidarın sivil kanadını seçince halk demokrasiyi getirdiğini sandı, kimi demokratımsılar da bunları yıllarca yazdılar.

Mesela Nazlı Ilıcak’ın 12 Eylül döneminde Tercüman Gazetesi’nde demokrasi savaşımı verdiği söylenir. 12 Eylül’ü öven yazıları hariç gazetenin kapatılmasına ve kendisinin de gündüz serbest, akşam hapiste kalmasına neden olan yazıları vardır. İyi de bu yazılar yaşamının hiçbir döneminde demokrat olmayan Süleyman Demirel’i ya öven yada kuracağı partiyi anlatan yazılardı. Bişey yanlış anlaşılmasın, halkın seçtiği Süleyman Demirel’i Zincirbozan’a hapsetmek demokratik değildir ve bunun savaşımı verilmeli ama demokrat olmayan Demirel’i demokrasi getirecek diye savunmak da demokrasi değildir.

12 Eylül darbesinden beri seçimlerde yüzde 10 barajını yaşıyoruz. Anayasa maddesi olmamasına karşın bunu CHP koalisyonu dahil hiçbir parti değiştirmedi. Yani kendisine demokrat diyen her parti faşizmin kendi işine gelen yanını seviyor.

AKP iktidara geldiğinden beri kendisinden olmayan bütün partilerle uğraştı. Kürt belediye başkanlarının çoğunu tutuklattı, il ve ilçe başkanlarının çoğu hapiste, ben Diyarbakır’a her gittiğimde BDP’nin değişik bir başkanıyla tanışıyorum, odasındaki hemen hemen herkes zaten ya ilin yada bir ilçenin eski başkanı. Önceden tanıdığım birisine “Merhaba başkan…” diyorum, o bana gülerek yeni başkanı tanıştırıyor, arada bir de gitmediğim dönemimin gözaltına alınıp tutuklanan başkanlarını anlatıyor.

BDP dışında CHP İzmir’le de uğraştı AKP. Orayı da mutlaka almak istiyor, onlarca kişi tutuklandı, konser olayında rüşvet diye bişey çıkardılar ve şair Halim Yazıcı’yı bile tutukladılar. Şimdi de sıra Eskişehir’e geldi. Çok açık belli ki doğu, güneydoğu illerinde ve İzmir’de olduğu gibi Eskişehir’de de AKP’nin seçimi kazanması zor. O yüzden bir karalama kampanyası da oraya başladı şimdi.

Şişli’yi kazanmak için mahallelerle oynadı AKP, İzmir Dikili belediye başkanı Osman Özgüven’le aylardır uğraşıyor, yani bu konuda yaptıkları yazmakla bitmez. Bence bundan kurtulmanın bitek yolu var, seçimlere sadece AKP katılsın ama önce adını Çak Parti olarak değiştirsin, Çoklu Adalet ve Kalkınma Partisi yapsın. Mesela Istanbul belediye başkanlığı için çok aday çıkarsın, az liberal, çok liberal, az dinci, çok dinci, az demokrat, hiç demokrat, az şeriatçı, tam şeriatçı, az İrancı, çok Arapçı… Biz de seçeceklerimizi bunlar arasından seçelim, en azından demokratik bir seçim sonucu olur ve seçilenler tutuklanmaz.

Haaaaaaaa, az şeriatçı olarak seçilen sonra tam şeriatçı olurmuş yada çok Arapçı az demokrat olurmuş, onu bilemem, bundan dolay da adam tutuklamazlar sanırım…

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: